Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönemi için teklif çağrısına çıkıldı 
(6 Nisan 2017)

Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Diyarbakır'da yapıldı
(24 Şubat 2017)

Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Van'da yapıldı
(27 Ocak 2017)

Rekabetçi Sektörler Programı Bursa'dan yüksek katma değer yaratacak projeler bekliyor 
(27 Aralık 2016)

Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Samsun'da yapıldı
(6 Aralık 2017)

İzmir'in rekabet gücü artacak
(15 Kasım 2016)

Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Adana'da yapıldı
(1 Kasım 2016)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönemi bölgesel seminerlerle tanıtılıyor 
(12 Ekim 2016)

Diyarbakır ve Şanlıurfa pamuğuna uluslararası kalite standartları geliyor
Pamuk Lifi Üretiminde Bölgesel Sınai İşbirliği Projesi
(6 Eylül 2016)

Kastamonu'da orman ürünleri imalat sektörü çağ atlayacak
Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi Kurulması Projesi
(29 Ağustos 2016)

Samsun Türkiye'nin lojistik üssü olacak
Samsun Lojistik Merkezi Projesi
(9 Ağustos 2016)

Rekabetçi Sektörler Programı ile 10 şehirde 10 İŞGEM kuruluyor
(5 Ağustos 2016)

Siirt fıstığı uluslararası marka değeri kazanacak
Fıstık İşleme Sektörü Ortak Sanayi Altyapısı Projesi
(3 Ağustos 2016)

Amasya'da ahşap ürünleri, mobilya ve otomotiv sektörüne 5.5 milyon avro yatırım
Amasya'da Mobilya ve Otomotiv Sektöründe Ortak Kullanım Tesisi ve Küçük İşletmelere Danışmanlık Hizmeti Merkezi Kurulması Projesi
(23 Haziran 2016)

Samsun'da Türkiye'nin 3. büyük metal ölçüm ve analiz laboratuvarına 8.3 milyon avro yatırım
Samsun Uluslararası Akredite Metal Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı Projesi
(23 Haziran 2016)

Türkiye'nin bal üretimi Ordu ile atağa kalkıyor
Arım Balım Peteğim Projesi
(7 Haziran 2016)

Gaziantep Teknopark'ın teknolojik altyapısı Rekabetçi Sektörler Programı ile gelişiyor
Gaziantep Teknoparkının Araştırma ve Teknolojik altyapısının Geliştirilmesi Projesi
(6 Haziran 2016)

Mobilya sektörünün kalbi Kayseri, MOBİTEK Projesi ile 2023 vizyonunu hayata geçiriyor
Mobilya Üretimimin ve Teknolojisinin Altyapısını Güçlendirme Projesi (MOBİTEK)
(25 Mayıs 2016)

Türkiye'nin ilk lisanslı fındık deposu ve spot borsası Giresun'da kuruluyor
Giresun Fındık Araştırma İstasyonu Laboratuvar Hizmetleri Birimi Kurulması Projesi
(25 Mayıs 2016)

Rekabetçi Sektörler Programı tarımın sanayi ile buluştuğu alanları destekliyor
(9 Mayıs 2016)

Rekabetçi Sektörler Programı ile Avrupa Birliği geleceğine yatırım yapıyor
(22 Nisan 2016)

Gümüşhane'yi yerel ürünleriyle kalkındıracak İŞGEM kuruluyor, Gümüşhane kurulacak İŞGEM Projesi ile atağa geçiyor 
Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi
(20 Nisan 2016)

Şanlıurfa'da tarih canlanıyor, turizm atağa geçiyor
Siirt'te Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi
(11 Nisan 2016)

Türkiye'nin en büyük lisanlı pamuk deposu ve pamuk borsası Şanlıurfa'da kuruluyor
Şanlıurfa Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo Kurulması Projesi
(30 Mart 2016)

Türkiye'nin ilk bölgesel girişim sermayesi fonu 43 ile destek sağlayacak
Gelişen 43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu
(28 Mart 2016)

Üreten Anadolu'dan kareler Rekabetçi Sektörler fotoğraf sergisinde
(25 Mart 2016)

Bayburt'un doğal taş rezervini değerlendiren proje
Bayburt Doğal Taş Üretim ve Pazarlama Destek Merkezi
(23 Şubat 2016)

Rize çayını dünya pazarlarına açan proje
Rize Çay Araştırma Merkezi Projesi
(23 Şubat 2016)

Antakya klasik mobilya üretimine ivme kazandıran proje
Antakya Mobilyacılığını Geliştirme Projesi
(22 Şubat 2016)

İŞGEM Projesi için Uluslararası İnkübasyon Konferansı
Seçili Yörelerde Üç Yeni İŞGEM Kurulması ve Türkiye'de İŞGEM'ler Arasında Bir Ağ Oluşturulması Projesi
(22 Şubat 2016)

AB-Türkiye desteği ile KOBİ'lere, üniversitelere ve araştırmacılara 52.5 milyon Avro'luk kaynak sağlanıyor
Teknoloji Transferini Hızlandırma Fonu Projesi
(16 Şubat 2016)

Büyüyen Anadolu'ya 1 milyar Avro kredi kolaylığı
Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları Projesi (BAKK)
(8 Ocak 2016)

Kış turizmine Erzurum, Erzincan ve Kars koridoru
Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizmi Koridoru Projesi
(4 Ocak 2016)

Şanlıurfa'da tarım işletmeleri ve KOBİ'ler için yeni bir sayfa açılıyor
Şanlıurfa Hububat Borsası ve Lisanslı Depo Projesi
(4 Ocak 2016)

Yeni girişimcilerin iş geliştirme merkezi Malatya İŞGEM
3 Adet İş Geliştirme Merkezinin Kurulması ve Türkiye'deki İş Geliştirme Merkezleri Arasında Bir Network Oluşturulması Projesi – 2. Safha
(25 Kasım 2015)

Rekabetçi Sektörler Programına katıl, rekabet et, büyü!
(16 Kasım 2015)

İşini ve teknolojisini geliştirmek isteyen KOBİ'lere Erciyes Teknopark desteği
Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezinin Kurulması Projesi
(11 Kasım 2015)

Doğu'nun AR-GE ve üretim merkezi Elazığ Fırat Teknokent
Elazığ İş Geliştirme Merkezinin Genişletilmesi Projesi
(11 Kasım 2015)


Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönemi için teklif çağrısına çıkıldı 

(6 Nisan 2017)

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini de kapsayan yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Türkiye genelinde düzenlenen tanıtım seminerleriyle kamuoyuna duyurusu yapılan yeni dönem destekleri için 6 Nisan 2017 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıyla çağrı dönemi hakkında bilgi verilerek proje çağrısına çıkıldı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde, sanayide ve üretimde verimliliğinin artırılması ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlamak amaçlanıyor. Yeni dönem için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Uygulaması 2026 yılının sonunda kadar devam edecek yeni dönem desteklerine valilikler, belediyeler, il özel idareleri, kalkınma ajansları, üniversiteler, TOBB ve bağlı oda ve borsalar, sanayi ve teknoloji ile ilgili dernek ve vakıflar, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri yönetimleri gibi kuruluşlar başvurabilecek.

Yeni dönemde imalat sanayinde dönüşüm, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileştirme ile hizmetler ve yaratıcı endüstriler ekseninde projeler geliştirilmesi beklenirken, birinci çağrı ilk üç ekseni kapsayacak şekilde tasarlandı. Program öncelikleri ve çağrı içerikleri hakkında bilgi vermek üzere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 6 Nisan 2017 tarihinde Ankara'da bir toplantı düzenlendi. Toplantıda, başvuru yapacak kurum ve kuruluşların süreçte nasıl çalışmaları, proje hazırlığında nelere dikkat edilmesi gerektiği katılımcılarla paylaşıldı.

İmalat Sanayinde Dönüşüm

Programın İmalat Sanayine ilişkin desteklerle imalat sanayinde dönüşümüne yardımcı olmak ve küresel değer zincirinde daha üst seviyelere çıkmak amaçlanıyor. Bu kapsamda ortak kullanım tesislerinin faaliyete geçirilmesi, tesis ve çalışanların kapasitelerinin artırılması, kümeleme, stratejik yol haritaları geliştirme ve tanıtım gibi faaliyetleri içeren, ihracatın ve katma değerin artırılmasına katkı sağlayacak projeler bekleniyor.

Kamu kurumları, kalkınma ajansları, üniversiteler ile TOBB, TİM, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, OSB ve TGB yönetimleri gibi yarı kamusal ve kar amacı gütmeyen, iş dünyasını temsil eden kuruluşlar proje geliştirerek başvuru yapabilecek. Finansal araçlar söz konusu olduğunda uluslararası finansal kuruluşlar, üniversiteler, kar amacı gütmeyen iş dünyası temsilcisi kuruluşları ve kamu kurumları nihai faydalanıcı olabilecek.

Hizmetler ve Yaratıcı Endüstriler

Programın Hizmetler ve Yaratıcı Endüstriler alanında, özellikle turizm sektörünü ve yaratıcı endüstrilerin rekebetçiliğini artırmak amaçlanıyor. Türkiye için yeni bir kavram olan Hizmetler ve Yaratıcı Endüstriler alanında ilk çağrı kapsamında destek verilmiyor. Ancak daha sonraki çağrı dönemlerinde bu alanda geliştirilecek projelerin, yaratıcı endüstriler ile imalat sanayi arasında bağlantıları güçlendiren, ihracat ve katma değer artışının yanı sıra imalat sanayinin dönüşümüne katkı sağlacak projeler olması bekleniyor.

Kamu kurumları, kalkınma ajansları, üniversiteler (hızlandırıcılar), kuluçka merkezleri ile TOBB, TİM, İhracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, OSB ve TGB yönetimleri gibi yarı kamusal ve kar amacı gütmeyen iş dünyasını temsil eden kuruluşlar, geliştirdikleri projelerle desteklerden yararlanabilecek.

Araştırma ve Geliştirme

Programın desteklenecek alanlarından Ar-Ge çerçevesinde, yeni ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesinin ve yenilik sürecinin ilk aşamalarının desteklenmesi hedefleniyor. Bu kapsamında Ar-Ge merkezlerinin kapasitelerinin artırılması, mevcut Ar-Ge tesislerinin operasyonel hale getirilmesi, ürün prototipleri üretmek üzere Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmesi, prototipi üretilmiş ürünlerin test ve sertifika hizmetlerinin yapılması, üniversite-sanayi ortak araştırma projeleri yürütülmesi, özellikle sosyal yeniliğe dair farkındalığın artırılması ve kapasitenin geliştirilmesi gibi faaliyetleri kapsayan projelerin geliştirilmesi bekleniyor.

KOBİ'ler kamu veya özel sektördeki araştırma ortakları olan üniversiteler, TTO'lar, TGB'ler, teknoloji merkezleri, kuluçka merkezleri, hızlandırıcılar gibi Ar-Ge ve yenilik odaklı yapılar proje desteklerinden yararlanabilecek. KOBİ'ler, hibe ve yarışma modeli ileride uygulandığı takdirde doğrudan başvuru yapabilecek.

Teknoloji Transferi ve Ticarileştirme

Programın Teknoloji Transferi ve Ticarileştirme destek alanı ile yenilik sürecinin pazara yakın aşamalarının, başlıca ticarileştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hedefleniyor. Bu çerçevede ise yenilikçi başlangıç firmalarının kurulması, yenilikçi girişimcilerin ortaya çıkması, yenilikçi ürünlerin daha hızlı bir şekilde piyasaya çıkması ile ticarileştirmeyi, yenilikçi fikirler ile yatırımcılar arasında işbirliğini destekleyecek projeler bekleniyor.

KOBİ'ler, genç girişimciler, yenilikçiler/mucitler (sosyal yenilikçiler dahil) ve başlangıç şirketleri ve/veya bunların kamu veya özel sektördeki araştırma ortakları olan teknoloji transfer ofisleri, TGB'ler, teknoloji merkezleri, kuluçka merkezleri, hızlandırıcılar gibi Ar-Ge ve yenilik odaklı yapılar nihai faydalanıcı olarak desteklerden yararlanabilecek. KOBİ'ler, genç girişimciler, yenilikçiler/mucitler (sosyal yenilikçiler dahil) ve başlangıç şirketleri, hibe ve yarışma modeli ileride uygulandığı takdirde doğrudan başvuru yapabilecek.

Desteklenecek projelerin, başvuru alanlarındaki hedeflere katkısının dışında, bu projelerin çıktılarından faydalanacak KOBİ sayısı da önemli değerlendirme kriterleri arasında yer alıyor.

Başvuru Web Sitesinden Yapılıyor

Rekabetçi Sektörler Programı fonlarından yararlanmak isteyen kuruluşların 2 Haziran 2017 saat 17:00'ye kadar başvurularını yapmaları gerekiyor. Başvuru ve proje geliştirme süreçlerine ilişkin bilgiye "http://rekabetcisektorler.sanayi.gov.tr/"rekabetcisektorler.sanayi.gov.tr adresinden  ulaşılabiliyor. Başvuru ve proje geliştirme sürecine ilişkin olarak başvuru yapmayı planlayan kurum ve kuruluşlar, Program Otoritesine sorularını iletebilecek. Sorulara haftalık olarak web sitesi üzerinden yanıt verilecek.


Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Diyarbakır'da yapıldı

(24 Şubat 2017)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Yeni dönemin tanıtımı için farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım seminerlerinden biri 24 Şubat 2017 tarihinde Diyarbakır'da gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının 2007-2013 yıllarını kapsayan birinci döneminde, Türkiye'nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde bölgesel rekabet gücünü artırarak sosyo ekonomik gelişmeye katkı sağlamak amacıyla sunulan projelere 565 milyon avro mali kaynak aktarıldı ve 44 projeye destek sağlandı.

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini kapsayacak yeni döneminde ise, imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Bu kapsamda 2017 yılı başında teklif çağrısına çıkılarak  proje başvuru süreci başlatılacak.

Yeni Dönem Tanıtımı Diyarbakır'da

Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenen seminerlerle yapılıyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Ardından 1 Kasım'da Adana'da, 15 Kasım'da İzmir'de, 6 Aralık'ta Samsun'da, 27 Aralık'ta Bursa'da, 27 Ocak 2017'de Van'da düzenlendi. Şubat 2017 sonuna kadar düzenlenecek tanıtım seminerinin Diyarbakır ayağı ise 24 Şubat 2017 tarihinde gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Mali Programları Dairesi Başkanı Murat Altun, tanıtım seminerinde Rekabetçi Sektörler Programının ilk döneminde bölgesel rekabet edebilirlik çerçevesinde destek sağlandığını, yeni dönemde ise rekabetçilik ve yenilik çerçevesinde destekler olacaklarını dile getirdi. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyona yönelik projelere ağırlık verileceğini kaydeden Altun, yeni dönemde uluslararası değer zincirlerine dahil KOBİ sayısının artırılması, toplam faktör verimliliğini artırıcı ve dış ticaret açığını azaltan projeler, teknoloji transferi ve teknolojinin ticarileştirilmesi, yaratıcı endüstriler ve sosyal inovasyonun önem taşıdığını belirtti.

Yeni dönemde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine, yenilikçi fikirler ile sermaye yatırımcıları arasında işbirliği kurulmasına katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; desteklenen 44 projenin uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.

Bölgesel Seminerlere Kimler Katılıyor? 

Bölgesel seminerler, yeni dönemde proje desteklerinden yararlanacak valilikler, belediyeler, il özel idareleri, kalkınma ajansları, üniversiteler, TOBB ve bağlı oda ve borsalar, sanayi ve teknoloji ile ilgili dernek ve vakıflar, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri yönetimleri gibi kuruluşların geniş katılımıyla gerçekleşiyor. Projelerin destek görmesi için Rekabetçi Sektörler Programının hedeflerine yapacağı katkı göz önünde bulundurulacak.


Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Van'da yapıldı

(27 Ocak 2017)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Yeni dönemin tanıtımı için farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım seminerlerinden biri AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera Vinals'ın da katılımıyla 27 Ocak 2017 tarihinde Van'da gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının 2007-2013 yıllarını kapsayan birinci döneminde, Türkiye'nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde bölgesel rekabet gücünü artırarak sosyo ekonomik gelişmeye katkı sağlamak amacıyla sunulan projelere 565 milyon avro mali kaynak aktarıldı ve 44 projeye destek sağlandı.

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini kapsayacak yeni döneminde ise, imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Bu kapsamda 2017 yılı başında teklif çağrısına çıkılarak  proje başvuru süreci başlatılacak.

Yeni dönem tanıtımı Van'da

Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenen seminerlerle yapılıyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Ardından 1 Kasım'da Adana'da, 15 Kasım'da İzmir'de, 6 Aralık'ta Samsun'da, 27 Aralık'ta Bursa'da düzenlendi. Şubat 2017 sonuna kadar düzenlenecek tanıtım seminerinin Van ayağı ise AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera Vinals'ın da katılımıyla 27 Ocak 2017 tarihinde gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Mali Programları Dairesi Başkanı Murat Altun, tantım seminerinde Rekabetçi Sektörler Programının ilk döneminde bölgesel rekabet edebilirlik çerçevesinde destek sağlandığını, yeni dönemde ise rekabetçilik ve yenilik çerçevesinde destekler olacaklarını dile getirdi. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyona yönelik projelere ağırlık verileceğini kaydeden Altun, yeni dönemde uluslararası değer zincirlerine dahil KOBİ sayısının artırılması, toplam faktör verimliliğini artırıcı ve dış ticaret açığını azaltan projeler, teknoloji transferi ve teknolojinin ticarileştirilmesi, yaratıcı endüstriler ve sosyal inovasyonun önem taşıdığını belirtti.

Konuşmasında AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera Vinals, AB Delegasyonunun, Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında ilk dönemde gerçekleştirilen 44 projenin başarısından memnuniyet duyduğunu belirtti. Bu projelerin ekonomik kalkınma açısından görece geride kalmış bölgelerde uygulandığını ifade eden Vinals, projelerin teknoloji geliştirme bölgeleri, lisanslı depolar, iş inkübatörleri, farklı imalat sanayi, turizm geliştirme merkezleri ve yeni finansal araçlar gibi çok çeşitli ve zorlu faaliyetleri içerdiğini kaydetti. Vinals, 2014-2020 döneminde Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Ar-Ge, inovasyon ve yaratıcı endüstrilerin öne çıkmasının ise AB'nin inovasyon odaklı büyüme yaratma politikasıyla çok yakından ilişkili olduğunu vurguladı.

Yapılan sektör analizlerinin Türkiye ekonomisinin Ar-Ge, yenilik ve yaratıcı endüstriler söz konusu olduğunda güçlü yönlerini ortaya koyduğunu ifade eden Vinals, ülkenin araştırma merkezleri ve üniversite altyapısının oldukça gelişmiş olduğunu belirtti. Ar-Ge ve inovasyona ayrılan kamu fonlarının arttığını ifade eden Vinals, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında Türkiye'de Ar-Ge maliyetlerinin rekabetçi konumda olduğunu söyledi. Vinals, kültürel, tarihsel ve turistik değerler açısından zengin bir ülke olan Türkiye'de girişimciliğin de gelişmiş olduğunu belirterek, bilim ve araştırma alanındaki çalışmaların da çok ilerlemiş olduğunu sözlerine ekledi.

Yeni dönemde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine, yenilikçi fikirler ile sermaye yatırımcıları arasında işbirliği kurulmasına katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; desteklenen 44 projenin uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.


Rekabetçi Sektörler Programı Bursa'dan yüksek katma değer yaratacak projeler bekliyor 

(27 Aralık 2016)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Yeni dönemin tanıtımı için farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım seminerlerinden biri de 27 Aralık 2016 tarihinde Bursa'da gerçekleştirildi. Toplantıda AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun, yeni dönem programın Ar-Ge ve yenilikçilik hedefi doğrultusunda Bursa'dan özellikle yüksek katma değer yaratacak, Dördüncü Sanayi Devrimi'ne katkı sağlayacak projeler beklediklerini kaydetti.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenen seminerlerle yapılıyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Ardından 1 Kasım'da Adana'da, 15 Kasım'da İzmir'de, 6 Aralık'ta Samsun'da düzenlendi. Şubat 2017 başına kadar düzenlenecek tanıtım seminerinin Bursa ayağı ise 27 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun, Bursa seminerinde Bakanlık olarak programı Türkiye genelinde bölgesel kalkınma bileşini altında düzenlediklerini belirterek,  amacının kalkınmaya destek olduğunu, özellikle programın birinci döneminde bu hedefin gözetildiğini kaydetti. Altun, 2007-2013 yılları arasını kapsayan bu dönemde, ortalama geliri Türkiye ortalamasının yüzde 75'inin altında kalan bölgelerin ve şehirlerin öne çıkan sektörlerinin rekabet güçlerini artırmaya yönelik projelerin desteklendiğini ifade etti.  Programın yeni döneminde 81 ilin de destekleneceğini belirten Altun, projelerin başvuru ve seçiminde iki yöntem izlediklerini kaydetti. Altun, merkezi kamu kurumlarının geliştirdikleri projeler programın hedef ve kapsamıyla uyumlu olduğu takdirde projeyi geliştirme teklifi yaptıklarını söyleyen Altun, ikinci yöntemde ise üniversiteler, belediyeler, valilikler, ticari ve sanayi odaları, vakıflar ve derneklere yönelik çağrıya çıktıklarını söyledi. Altun, çağrıda desteklenen alanlar, seçim kriterleri gibi bilgileri aktararak ve süre vererek projelerini sunmalarını talep ettiklerini kaydetti. Ardından projelerin bağımsız bir kurul tarafından değerlendirildiğini ifade eden Altun, sonrasında bütçeler de göz önüne alınarak proje seçiminin gerçekleştirildiğini belirtti. Bursa'nın sanayileşmiş bir şehir olduğunu ifade eden Altun, yeni dönemin Ar-Ge ve yenilikçilik hedefi doğrultusunda Bursa'dan yüksek katma değer yaratacak, Dördüncü Sanayi Devrimi'ne katkı sağlayacak projeler beklediklerini dile getirdi.         

Yeni dönemde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; desteklenen 44 projenin uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.


Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Samsun'da yapıldı

(6 Aralık 2016)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Yeni dönemin tanıtımı için farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım seminerlerinden biri 6 Aralık 2016 tarihinde Samsun'da gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının 2007-2013 yıllarını kapsayan birinci döneminde, Türkiye'nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde bölgesel rekabet gücünü artırarak sosyo ekonomik gelişmeye katkı sağlamak amacıyla sunulan projelere 565 milyon avro mali kaynak aktarıldı.

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini kapsayacak yeni döneminde ise, imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Bu kapsamda 2016 yılı sonu, 2017 yılı başında teklif çağrısı yapılarak desteklenecek projelerin seçimi başlayacak.

Yeni Dönem Tanıtımı Samsun'da

Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenen seminerlerle yapılıyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Ardından 1 Kasım'da Adana'da, 15 Kasım'da İzmir'de düzenlendi. Şubat 2017 başına kadar düzenlenecek tanıtım seminerinin Samsun ayağı ise 6 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

Yeni dönemde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine, yenilikçi fikirler ile sermaye yatırımcıları arasında işbirliği kurulmasına katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.

Bölgesel Seminerlere Kimler Katılıyor? 

Bölgesel seminerler, yeni dönemde proje desteklerinden yararlanacak valilikler, belediyeler, il özel idareleri, kalkınma ajansları, üniversiteler, TOBB ve bağlı oda ve borsalar, sanayi ve teknoloji ile ilgili dernek ve vakıflar, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri yönetimleri gibi kuruluşların geniş katılımıyla gerçekleşiyor. Projelerin destek görmesi için Rekabetçi Sektörler Programının hedeflerine yapacağı katkı göz önünde bulundurulacak.


İzmir'in rekabet gücü artacak

(15 Kasım 2016)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Yeni dönemin tanıtımı için farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım seminerlerinden biri 15 Kasım 2016 tarihinde İzmir'de gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenen seminerlerle yapılıyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Ardından 1 Kasım'da Adana'da düzenlendi. Ocak 2017 başına kadar düzenlenecek tanıtım seminerinin İzmir ayağı ise 15 Kasım 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun, Programın katma değeri yüksek, bölgenin ve ülkenin rekabet gücünü artıracak projeleri desteklediği belirterek, İzmir ve çevre illerde birçok kurum ve kuruluşun yeni dönemde programdan yararlanabileceğini ifade etti. Ege'de çok sayıda mesleki çatı örgütünün bulunduğunu, bu kuruluşların yanı sıra üniversite-kamu-sanayi işbirliği ile geliştirilen, ayrıca tarım ve lojistik gibi sektörlerden Ar-Ge ve yenilikçilik bazında üretilecek projeleri bekledikleri belirten Altun, bu projelerin  sektörleri  ve kurumları geliştirecek, rekabet gücünü artıracak nitelikle olması gerektiğini kaydetti.   

Yeni Dönemde 405 Milyon Avro Kaynak

Rekabetçi Sektörler Programının 2007-2013 yıllarını kapsayan birinci döneminde, Türkiye'nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde bölgesel rekabet gücünü artırarak sosyo ekonomik gelişmeye katkı sağlamak amacıyla sunulan projelere 565 milyon avro mali kaynak aktarıldı.

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini kapsayacak yeni döneminde ise, imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Bu kapsamda 2016 yılı sonu, 2017 yılı başında teklif çağrısı yapılarak desteklenecek projelerin seçimi başlayacak.

Ar-Ge ve Yenilikçi Fikirler Destekleniyor

Yeni dönemde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine, yenilikçi fikirler ile sermaye yatırımcıları arasında işbirliği kurulmasına katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.

Bölgesel Seminerlere Kimler Katılıyor? 

Bölgesel seminerler, yeni dönemde proje desteklerinden yararlanacak valilikler, belediyeler, il özel idareleri, kalkınma ajansları, üniversiteler, TOBB ve bağlı oda ve borsalar, sanayi ve teknoloji ile ilgili dernek ve vakıflar, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri yönetimleri gibi kuruluşların geniş katılımıyla gerçekleşiyor. Projelerin destek görmesi için Rekabetçi Sektörler Programının hedeflerine yapacağı katkı göz önünde bulundurulacak.


Rekabetçi Sektörler Programı yeni dönem tanıtım semineri Adana'da yapıldı

(1 Kasım 2016)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetle ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Yeni dönemin tanıtımı için farklı şehirlerde düzenlenen tanıtım seminerlerinden biri 1 Kasım 2016 tarihinde T.C. Adana Valiliği Vali Yardımcısı Azmi Yeşil, Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcıları Serkan Tokgöz ve Yıldırım Beyazıt Önal, Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hakan Arslan'ın katılımıyla Adana'da gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programının 2007-2013 yıllarını kapsayan birinci döneminde, Türkiye'nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde bölgesel rekabet gücünü artırarak sosyo ekonomik gelişmeye katkı sağlamak amacıyla sunulan projelere 565 milyon avro mali kaynak aktarıldı.

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini kapsayacak yeni döneminde ise, imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Bu kapsamda 2016 yılı sonu, 2017 yılı başında teklif çağrısı yapılarak desteklenecek projelerin seçimi başlayacak.

Yeni Dönem Tanıtımı Adana'da 

Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenen seminerlerle yapılıyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla İstanbul'da yapıldı. Ocak 2017 başına kadar düzenlenecek tanıtım seminerinin Adana ayağı ise 1 Kasım 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

Tanıtım seminerinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun, programın yeni döneminde altyapı yatırımlarından ziyade Ar-Ge ve inovatif ürün projelerine odaklanacaklarını belirterek, bölgesel rekabetle birlikte küresel pazarlarda ülkenin rekabet gücünü artıracak, yüksek katma değer yaratacak projelere destek sağlanacağını kaydetti. Rekabetçi Sektörler Programının projelerle ilgili olarak planlama, proje geliştirme ve seçimi, ihale, uygulama, izleme ve değerlendirme süreçleri olduğunu ifade eden Altun, yeni dönemde teknik anlamda iki eylem alanı olduğunu, bu alanların "özel sektörün geliştirilmesi" ile "bilim, teknoloji ve yenilik" olduğunu belirtti. Programın ilk dönemde 44 projenin gerçekleştirildiğini dile getiren Altun, bu projelerin 128 milyon avro bütçeli 3 finansal araç projesi, 43 milyon avro bütçeli Samsun Lojistik Merkezi projesi, 66 milyon avro bütçeli 10 İşgem projesi, 66 milyon bütçeli KOBİ'lere yönelik 7 eğitim ve danışmanlık projesi, 36 milyon avro bütçeli 5 turizm projesi, 31 milyon avro bütçeli 4 ortak kullanım atölyesi, 28 milyon avro bütçeli 3 laboratuvar ve Ar-Ge merkezi, 28 milyon avro bütçeli 3 lisanslı depo projesi, 25 milyon avro bütçeli 2 teknik yardım projesi, 20 milyon avro bütçeli 3 teknopark projesi ve 11 milyon avro bütçeli 3 kümelenme projesi olduğunu söyledi.

Yeni dönemde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine, yenilikçi fikirler ile sermaye yatırımcıları arasında işbirliği kurulmasına katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.

Bölgesel Seminerlere Kimler Katılıyor?

Rekabetçi Sektörler Programının tanıtım seminerlerine projelerden yararlanacak valilikler, belediyeler, il özel idareleri, kalkınma ajansları, üniversiteler, TOBB ve bağlı oda ve borsalar, sanayi ve teknoloji ile ilgili dernek ve vakıflar, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri yönetimleri gibi kuruluşların temsilcileri katılıyor. 


Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönemi bölgesel seminerlerle tanıtılıyor

(12 Ekim 2016)

Rekabetçi Sektörler Programının yeni döneminde imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Seminerlerin ilki 12 Ekim Çarşamba günü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla Swiss Otel'de gerçekleştirildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programı'nın 2007-2013 yıllarını kapsayan birinci döneminde, Türkiye'nin görece daha az gelişmiş 43 ilinde bölgesel rekabet gücünü artırarak sosyo ekonomik gelişmeye katkı sağlamak amacıyla sunulan projelere 565 milyon avro mali kaynak aktarıldı.

Rekabetçi Sektörler Programının Türkiye'nin 81 ilini kapsayacak yeni döneminde ise, imalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projeler için 405 milyon avro kaynak oluşturuldu. Bu kapsamda, 2016 yılının sonunda teklif çağrısı yapılarak desteklenecek projelerin seçimi başlayacak.

Türkiye Genelinde Bölgesel Seminerler

Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem duyurusu Türkiye genelinde düzenlenecek seminerlerle yapılyor. Seminerlerin ilki 12 Ekim 2016 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü'nün katılımıyla Swiss Otel'de gerçekleştirildi. Seminerde Bakan Özlü, Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem öncelikleri ve verilecek desteğin hangi alanlarda geliştirilecek projelere nasıl dağıtılacağı konusunda bilgilendirme yaptı.

Seminerde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Dr. Ünal Gündoğan, yeni planı hazırlarken 10. Kalkınma Planı ve Sanayi Strateji Belgesi ile AB'nin stratejik dokümanlarını referans aldıklarını kaydederek, uzun dönemli bir operasyonel program oluşturdukların belirtti. Yeni dönemde, geçmiş dönemde olduğu gibi imalat sanayi ve KOBİ'lerin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin artırılmasına odaklanacaklarını ifade eden Gündoğan, bununla birlikte üniversite ve sanayi işbirliğini destekleyen projelere öncelik verileceğini söyledi. Gündoğan, Ar-Ge projelerini finanse ederken seçimi yalnızca bilimsel Ar-Ge projelerinden yana değil, patentlenebilir ve sonrasında ticarileşme potansiyeli yüksek olan projelerden yana kullanacaklarını kaydetti. Yeni programda yeni temalara yer verildiğini belirten Gündoğan, ön plana çıkan yaratıcı endüstriler kapsamında yeni fikirlere ve yenilikçi iş alanlarına destek sağlayacaklarını söyledi. 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü AB Mali Programları Dairesi Başkanı Murat Altun, konuşmasında Rekabetçi Sektörler Programının ilk döneminde bölgesel rekabet edebilirlik çerçevesinde destek sağlandığını, yeni dönemde ise rekabetçilik ve yenilik çerçevesinde destekler olacaklarını dile getirdi. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyona yönelik projelere ağırlık verileceğini kaydeden Altun, yeni dönemde uluslararası değer zincirlerine dahil KOBİ sayısının artırılması, toplam faktör verimliliğini artırıcı ve dış ticaret açığını azaltan projeler, teknoloji transferi ve teknolojinin ticarileştirilmesi, yaratıcı endüstriler ve sosyal inovasyonun önem kazandığını belirtti.

Gelecek seminerler 25 Ekim'de Erzurum'da, 1 Kasım'da Antalya'da, 8 Kasım'da Şanlıurfa'da, 15 Kasım'da Samsun'da, 22 Kasım'da Düzce'de, 29 Kasım'da Trabzon'da, 6 Aralık'ta İzmir'de, 13 Aralık'ta Adana'da, 20 Aralık'ta Bursa'da ve 22 Aralık'ta Ankara'da gerçekleştirilecek. Seminerler, buluşmanın yapıldığı il ve çevre illerden gelen katılımcılarla gerçekleştirilecek.   

Yeni Dönemde Hangi Projeler Destekleniyor?

Programın yeni döneminde, sanayide ve üretimde verimliliğinin artırılması ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Program kapsamında verilecek desteklerin öncelikle bu iki temel hedefe hizmet etmesi bekleniyor. İmalat sanayinde dönüşüm, hizmetler ve yaratıcı endüstriler, Ar-Ge ve yenilikçilik, teknoloji transferi ve ticarileşme ekseninde geliştirilecek projelerin, ihracatın ve katma değerin artırılmasına; üniversite-kamu-sanayi işbirliğine; yaratıcı endüstriler ile imalat sanayii arasında ilişkilerin güçlendirilmesine, yaratıcılığın rekabetçiliğe kanalize edilmesine, yenilikçi ürünlerin ticarileşmesine, yenilikçi fikirler ile sermaye yatırımcıları arasında işbirliği kurulmasına katkı sağlayacak nitelikte olması bekleniyor.

Programlama dönemi 2007-2013 yıllarını kapsayan Rekabetçi Sektörler Programı birinci döneminde projelerin seçimi ve olgunlaştırılması tamamlandı; uygulaması ise 2017 yılı sonuna kadar devam ediyor. Programlama dönemi 2014-2020 yıllarını kapsayan ikinci dönemin ise uygulaması 2026 yılı sonuna kadar devam edecek.

Bölgesel Seminerlere Kimler Katılıyor? 

Bölgesel seminerler geniş bir katılımla gerçekleşiyor. Rekabetçi Sektörler Programının yeni dönem proje desteklerine valilikler, belediyeler, il özel idareleri, kalkınma ajansları, üniversiteler, TOBB ve bağlı oda ve borsalar, sanayi ve teknoloji ile ilgili dernek ve vakıflar, ihracatçı birlikleri genel sekreterlikleri, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri yönetimleri gibi kuruluşlar başvurabilecek. Projelerin destek görmesi için Rekabetçi Sektörler Programının hedeflerine yapacağı katkı göz önünde bulundurulacak.


Diyarbakır ve Şanlıurfa pamuğuna uluslararası kalite standartları geliyor

(6 Eylül 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yaklaşık 7 milyon avro yatırımla Diyarbakır ve Şanlıurfa'da Pamuk Lifi Üretiminde Bölgesel Sınai İşbirliği Projesi hayata geçiriliyor. Proje ile Diyarbakır ve Şanlıurfa'da kalite standartları yükseltilerek pamuk çırçır üreticilerinin rekabet gücünün artırılması ve üretim kalitesine bağlı olarak iplik üreticileri ve tekstil sektörüne yüksek katma değer sağlanması hedefleniyor.

2013 TÜİK verilerine göre Türkiye dünya pamuk üretiminde 450.890 hektar ekim alanı, 2.250.000 ton kütlü, 877.500 ton lifli pamuk üretimiyle Çin, Hindistan, ABD, Pakistan, Brezilya, Avustralya ve Özbekistan'ın ardından 8. sırada geliyor. Verimde Avustralya ve İsrail'in ardından 3. sırada, tüketimde ise Çin, Hindistan ve Pakistan'ın ardından 4. sırada bulunan Türkiye, pamuk üretiminde dünyanın önde gelen aktörleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin pamuk üretiminde ise Şanlıurfa ve Diyarbakır üretim büyüklüğü bakımından özel bir konuma sahip bulunuyor.

Kalite Standartları Geliştirilecek

Pamuk çırçırlama işleminde liflerin tohumlardan ayrılması ve standart bir kalite oluşturularak sürdürülebilirliğin sağlanması KOBİ'ler ve tekstil sektörü açısından büyük önem taşıyor. Şanlıurfa ve Diyarbakır pamuğunda kalite standartlarının gereken seviyesinde olmaması ise pamuğa bağlı sektörlerin rekabet gücünü düşürüyor.

Bu soruna köklü bir çözüm getirmek amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü (GAPUTEM) tarafından Rekabetçi Sektörler Programına sunulan "Pamuk Lifi Üretiminde Bölgesel Sınai İşbirliği Projesi", pamuk lifinin kalitesinin ölçülerek sınıflandırılabilmesini, böylece kalite standartlarının iyileştirilmesi, işletmeler arasında işbirliği sağlanması, kalitenin sürdürülebilir ve ölçeklenebilir düzeye çıkarılarak rekabet gücünün artırılmasını hedefliyor. Projenin paydaşları arasında Diyarbakır Ticaret Borsası, Şanlıurfa Ticaret Borsası ve Ekonomi Bakanlığı - Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü bulunuyor.

Uluslararası Rekabet Gücü Artırılacak

Proje kapsamında Güneydoğu Anadolu bölgesinde üretilen pamuğun uygun koşullarda kalite tayininin yapılması amacıyla 50 çırçır üreticisine pamuk numune alma ekipmanları sağlanacak ve GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü (GAPUTEM) bünyesinde numunelerin analizini yapacak bir laboratuvar kurulacak. Proje ile Şanlıurfa ve Diyarbakır'da çırçırlanmış ve balyalanmış pamuğun kalite standardının tayini ile pamuk çırçır işletmelerinin rekabet gücünün ve buna bağlı olarak iplik üreticileri ve tekstil sektörünün de uluslararası rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.

Proje ile Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinde faaliyet gösteren çırçır işletmelerine eğitim amaçlı test laboratuvarı ve depo kurulacak, lif kalite spesifikasyonu için laboratuvar ekipmanları alınacak, numunelerin oluşturulması için barkod sistemi oluşturulacak, forklift, minibüs ve kamyon gibi gerekli nakliye araçları temin edilecek. Kümelenme vasıtasıyla pamuk çırçır işletmelerinin iş ağlarının genişletilmesi sağlanacak, pazarlama ve bilgilendirme amaçlı bir portal da oluşturulacak. Böylelikle KOBİ'lerin pazar ve ticaret hacimleri artacak, kurulacak ortak kullanımlı laboratuvarlar sayesinde çırçır altyapısı ve standardizasyonu geliştirilecek.


Kastamonu'da orman ürünleri imalat sektörü çağ atlayacak

(29 Ağustos 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yaklaşık 10 milyon avro yatırımla Kastamonu'da Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi Kurulması Projesi hayata geçiriliyor. Yerel ekonominin dönüşümüne ivme kazandıracak Proje ile orman ürünlerinde verimliliğe dayalı bir üretim gerçekleştirilmesi, üretim çeşitliliği sağlanması ve bölgenin rekabet gücünün artırılarak sosyo-ekonomik gelişime katkı sağlanması hedefleniyor.

Kastamonu'da 700'e yakın KOBİ orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteriyor. Ancak KOBİ'ler değişen tüketici taleplerine cevap vermek ve gelişen teknolojiye uyum sağlamak konularında ciddi sorunlar yaşıyor. Mevcut üretim yapısında kereste açık arttırmayla toptancıya, toptancıdan da üreticiye yeniden satılıyor. Mobilya ürünlerinin imalatı için gerekli hammadde ya yurtdışından ya da Türkiye'nin diğer illerden sağlandığı için maliyet artıyor. Masif panel ve ahşap lamine üretiminin olmaması ise sektörde büyük sıkıntı yaratıyor. Yerelde tekdüze ve katma değeri düşük ürünler imal ediliyor.

Diğer yandan, yerel KOBİ'lerin büyük bölümü 60 metrekarelik işleme birimlerine sahip bulunuyor. 90 kadar işletme yalnızca yapı kerestesi üretiyor. KOBİ'lerin teknolojiyi takip etmek, yeni pazarlara açılmak ve yeni ürünler üretmek gibi hedefleri olmasına rağmen sınırlı bütçeleri buna izin vermiyor.

Katma Değeri Yüksek Verimli Üretim

Bu sorunlara köklü çözüm bulmak amacıyla Kastamonu Ticaret Borsası tarafından Rekabetçi Sektörler Programına sunulan Endüstriyel Orman Ürünleri İçin Ortak Kullanım İşleme Tesisi Kurulması Projesi, üretim sürecini tek çatı altında toplayarak sektördeki yerel KOBİ'lerin varolan becerilerinin gelişimine katkı sağlamayı ve geniş bir tüketici pazarında söz sahibi olabilmelerini hedefliyor.

Proje kapsamında oluşturulacak ortak kullanıma açık tesis, verimliliğe dayalı üretimle yerel ekonominin dönüşümüne katkı sağlayacak. Tesiste gerekli tüm araç ve makine alanlarının yanı sıra bilişim ve iletişimde son  teknolojileri barındıran bilgi ve danışma ofislerini de yer alacak.

Pazar Taleplerine Yönelik Ürün Çeşitliliği

Ortak kullanım tesisi KOBİ'ler tarafından verilecek siparişler üzerinden işleyecek. Tesise sipariş veren işletmelere doğrudan hammadde temini, masif ve lamine ahşap malzemelerin birinci sınıf yarı mamullerinin üretilmesi, yarı mamul ürünler üzerindeki teknik işlemlerin yapılması gibi hizmetler sunulacak. Proje ile fırınlanmış kereste, kapı pencere doğramaları, lamine masif parke, lambri döşeme, bina dış ahşap kaplama, masif mobilya ve eskitme mobilya yarı mamulleri, iskele, kamelya, veranda, havuz kenarı ahşap ve zemin döşemeleri, sauna imalatı, tomruk ev, ahşap ev, ahşap el oymacılığı yarı mamülü, çocuk ahşap oyuncak yarı mamulleri gibi üretim alanlarının desteklenmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında KOBİ'lere ayrıca her türlü yeni üretim yöntemi ve teknik çizim gibi alanlarda danışmanlık desteği verilecek, çalışanlar işletme sermayesi yönetimi, ürünlerin çeşitlendirilmesi ve rekabet konularında eğitim alacak.

Projenin tamamlanmasının ardından tesisten yararlanacak mobilya üreticilerinin üretim giderlerini ortalama yüzde 10-20 arasında  düşürmesi de hedefler arasında yer alıyor. Bu sayede işletmelerin rekabet gücü artırılırken istihdamın da artması ve Kastamonu'nun sosyo-ekonomik gelişimine katkı sağlanması bekleniyor.  


Samsun Türkiye'nin lojistik üssü olacak

(9 Ağustos 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve  Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında 43 milyon 500 bin avro yatırımla hayata geçirilen Samsun Lojistik Merkezi Projesi, kenti Türkiye'nin 4'üncü büyük lojistik ve depolama üssü konumuna yükseltecek.  

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından Rekabetçi Sektörler Programına sunulan Samsun Lojistik Merkezi Projesi, Tekkeköy ilçesinde kurulacak lojistik merkezi ile Samsun'u bölgenin lojistik üssü haline getirmeyi hedefliyor. Projenin ortaklarını Samsun Büyükşehir Belediyesi, Orta Karadeniz Karadeniz Kalkınma Ajansı, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Samsun Organize Sanayi Bölgesi ve Tekkeköy Belediyesi oluşturuyor.

Samsun'da mevcut lojistik depolama alanlarının kısıtlı olması ve giderek artan ihtiyaçlar nedeniyle hayata geçirilen Samsun Lojistik Merkezi Projesi ile; firmalara lojistik depo alanları sağlayarak rekabet güçlerini artırmaları amaçlanıyor. Projenin amaçları arasında firmaların çok yönlü ulaşım imkanlarından yararlanarak masraflarını azaltması ve Samsun Limanı'nın kargo depolama yükünün azaltılması da bulunuyor.

Türkiye'nin Yeni Ticaret Üssü

Samsun ve çevre illerde lojistik ve ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen proje kapsamında 672 dönümlük alanda lojistik merkezi kuruluyor. Başta girişimciler olmak üzere toptancılar, tüccarlar, esnaf ve KOBİ'ler Lojistik Merkezde kurulacak depolama tesisleri, yükleme-boşaltma alanları, sosyal tesis ve idari binalardan yararlanabilecek. 4 Temmuz 2016 tarihinde başlayan teknik destek  faaliyetleri ile merkez için iş planı ve iş modeli hazırlanacak, kurumsal kapasitesinin oluşturulmasına yönelik eğitimlerin yanı sıra merkezin tanıtımına ilişkin faaliyetler de gerçekleştirilecek.

Proje, tıbbi alet ve ürünler, tekstil ve mobilya başta olmak üzere ana metaller, bakır, makine, tütün, kağıt ve kağıt ürünleri, kimya sanayi ve oto yedek parça sanayisinde gelişen Samsun'un dış ticaretteki rolünü arttırmak yönünde büyük katkı sağlayacak.

İlk Etapta İki Bin Kişiye İstihdam

Proje tamamlandığında sadece ülke içinde hizmet veren yerel KOBİ'lerin yurtdışı şirketlerle ortaklık ve stratejik işbirliği kurmalarının yolu açılacak. İhracat ve ithalata büyük ivme kazandıracak olan Samsun Lojistik Merkez Projesi, ilk etapta iki bin kişiye istihdam yaratacak.

Samsun'un lojistik firmalarının akınına uğrayacağı ve bölgenin İstanbul, İzmir ve Mersin'in ardından Türkiye'nin 4'üncü büyük lojistik merkezi olacağı belirtiliyor. İnşaat çalışmaları Şubat 2016'da başlayan Projenin 2017'nin son çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. 


Rekabetçi Sektörler Programı ile 10 şehirde 10 İŞGEM kuruluyor

(5 Ağustos 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve  Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında toplam 65 milyon avro yatırımla 10 şehirde 10 İş Geliştirme Merkezi Projesi (İŞGEM) hayata geçiriliyor. Kurulan İŞGEM'lerle bölgesel girişimciliğin desteklenmesi, yerel KOBİ'lerin ulusal ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması hedefleniyor.

Rekabetçi Sektörler Programının birinci döneminde ortak kullanım atölyeleri ve üretim tesislerinin kurulmasından AR-GE ve inovasyonun geliştirilmesine, kümelenme çalışmalarından turizm cazibe merkezlerinin geliştirilmesine, finansa erişimin kolaylaştırılmasından kapasite geliştirmeye kadar geniş bir alanda desteklenen ve ortalama büyüklüğü 8-10 milyon avro olan proje alanlarından biri de İş Geliştirme Merkezleri (İŞGEM) oldu.

65 Milyon Avro Yatırımla 10 İŞGEM

"Yerli-Yenilikçi-Yeşil Üretim" parolası ile hazırlanan Sanayi Strateji Belgesinin ana politika alanları arasında yer alan "Bölgesel Gelişme"nin sağlanması açısından İŞGEM'ler önemli ve etkili bir araç olarak görülüyor. Bu kapsamda 2017 yılının sonuna kadar toplam 65 milyon avro bütçeyle 8 proje çerçevesinde 10 İŞGEM kurulması planlanıyor. Bölgesel kalkınmanın dengeli dağılımını sağlamak için İŞGEM Projeleri farklı il ve ilçelerde hayata geçiriliyor. Projeler Kastamonu, Malatya, Tokat, Van, Osmaniye, Sorgun-Yozgat, Elazığ, Bingöl, Sivas ve Gümüşhane'de yer alıyor.

 

 

İŞGEM PROJELERİ

PROJE BÖLGESİ

PROJE BÜTÇESİ

1

3 Adet İŞGEM'in Kurulması ve Türkiye'deki İş Geliştirme Merkezleri Arasında Bir Network Oluşturulması Projesi

Kastamonu, Malatya, Tokat

13.079.358

2

Van İŞGEM Büyüyor Projesi

Van

9.013.171

3

Osmaniye İŞGEM'in Kurulması Projesi

Osmaniye

8.285.543

4

Sorgun İŞGEM Projesi

Sorgun – Yozgat

4.563.570

5

Elazığ İŞGEM'in Genişletilmesi Projesi

Elazığ

9.447.119

6

Bingöl İŞGEM Kurulması Projesi

Bingöl

4.994.732

7

Gümüşhane İŞGEM Kurulması Projesi

Gümüşhane

8.120.665

8

Sivas İŞGEM Projesi

Sivas

7.191.555

Toplam

10 İŞGEM

65 Milyon Avro

 

KOBİ'lere Geleceklerini Planlama İmkanı

Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında KOBİ'lerin ve yeni işletmelerin ayakta kalabilmeleri ve gelişmeleri için etkin bir iş ortamı oluşturuluyor. Bu doğrultuda kurulan 10 İŞGEM ile 70 bin metrekare kapalı alan, ortalama büyüklüğü 100 ila 500 m2 arasında değişen 250 işlik ve atölye, 30'a yakın konferans ve çalıştay, 1300 işletme ve KOBİ'nin faydalanabileceği eğitim ve etkinlikler, 320 İşletme ve KOBİ'ye profesyonel danışmanlık firmaları tarafından uzun dönemli iş planı geliştirme fırsatı sunuluyor.

Rekabetçi Sektörler Programı yalnızca inşaat ve altyapı ihtiyaçlarına uygun bir iş ortamı oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda işletmelerin faydalanabileceği uzun ve kısa dönemli danışmanlık yardımıyla kendi geleceklerini planlama imkânı da sağlıyor. Programının 1. döneminde yer alan projelerin başarılı bir şekilde uygulanması ve yapıların sürdürülebilirliğin sağlanmasıyla girişimcilik ekosisteminin gelişimine hız kazandırılıyor. Ayrıca işlik ve atölyelerde filizlenecek genç işletmelerin gerek istihdama gerekse ihracatın artmasına katkı sağlaması ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandırması hedefleniyor.


Siirt fıstığı uluslararası marka değeri kazanacak

(3 Ağustos 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve  Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yaklaşık 10 milyon avro yatırımla "Siirt Fıstık İşleme Sanayi Altyapısının İyileştirilmesine Yönelik Teknik Destek Projesi" hayata geçiriliyor. Proje ile yerel işletmelerin rekabet gücü artırılarak Siirt fıstığının uluslararası marka değerinin yükseltilmesi hedefleniyor.

Rekabetçi Sektörler Programına Siirt İli ve İlçeleri Fıstık Üreticileri Birliği tarafından sunulan Siirt Fıstık İşleme Sanayi Altyapısının İyileştirilmesine Yönelik Teknik Destek Projesi ile ortak paketleme tesisi kurulması, markalaşma çalışmaları ve ürün geliştirme faaliyetleri gerçekleştirilerek bölgede fıstık sektörünün rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Proje ile Siirt fıstığının uluslararası marka değeri artırılarak üreticilerin daha fazla gelir elde etmesi ve bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sağlanması hedefleniyor.

Siirt Fıstığı Markalaşacak

Projenin inşaat işleri ve mal alımı kapsamında fıstık İşleme tesisinin kurulması ve tesisin işletilmesi amacıyla üretim hattı ve yardımcı birimlerin kurulması gerçekleştirilecek. Teknik destek alanında ise, tesisin kurulması ve işletilmesi için iş planı, gerekli insan kaynağının temini, yönetim, markalama ve pazarlama planlarının oluşturulması ve uygulanması ile KOBİ'lere yönelik eğitim çalışmaları yapılacak.

2016 Mart ayında başlayan projenin 2018'in Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte Siirt, yüksek katma değer üreten, uluslararası ölçekte kurumsallaşmış bir tesise kavuşacak. Proje kapsamında ürün satışına yönelik ulusal ve uluslararası bazda pazar araştırmaları, buna bağlı olarak markalama çalışmaları, bölgedeki KOBİ'lere yönelik iş geliştirme danışmanlığı, kalite, gıda, çevre, iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin tesisin akredite edilmesi hedefine uygun olarak kurulması ve işletilmesinin yanı sıra tüm sistemlerle ilgili el kitapları ve yönlendirme belgelerinin hazırlanması gibi kapsamlı destekler de bulunuyor.


Amasya'da ahşap ürünleri, mobilya ve otomotiv sektörlerine 5,5 milyon avro yatırım

(23 Haziran 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Amasya Mobilya ve Otomotiv Sektöründe Ortak Kullanım Tesisi ve Küçük İşletmelere Danışmanlık Hizmeti Merkezi Kurulması Projesi (AKÜDGEM) yaklaşık 5,5 milyon avro yatırımla hayata geçiriliyor. Proje ile ahşap ürünleri, mobilya ve otomotiv sektörlerinde mal ve hizmet üretimi gerçekleştiren KOBİ'lere ileri teknolojik destek sağlanarak uluslararası rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Amasya Esnaf ve Sanatkâr Odası Birliği öncülüğünde Amasya Valiliği, Amasya Ticaret ve Sanayi Odası, S.S. Amasya Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi'nin bir araya gelerek Rekabetçi Sektörler Programına sundukları Amasya Mobilya ve Otomotiv Sektöründe Ortak Kullanım Tesisi ve Küçük İşletmelere Danışmanlık Hizmeti Merkezi Kurulması Projesi (AKÜDGEM) için bölgeye yaklaşık 5,5 milyon avroluk yatırım gerçekleştiriliyor.

Ortak Kullanım Tesisi Kuruluyor

Proje kapsamında Amasya Küçük Sanayi Sitesi'nde hedeflenen sektörlerdeki tüm KOBİ'lerin kullanımına açık ortak kullanım tesisi kuruluyor. Tesis, bölgedeki ortaklık kültürü ve girişimcilik ruhunun geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Tesiste son teknolojiye sahip otomotiv arıza tespit ve bakım-onarım cihazları ile tasarımdan üretime kadar tüm ağaç işlerinin yapılabileceği atölyeler yer alacak. Tesis aynı zamanda KOBİ'lere eğitim merkezi olarak hizmet verecek.

Üretim sırasında KOBİ'lerin hammadde yetersizliği başta olmak üzere yaşadıkları çeşitli sorunlara çözüm bulunmasına katkı sağlayacak olan tesis tamamlandığında, üretimde gerekli olan bazı malzeme ve parçaların şehir dışından teminiyle üreticiye yansıyan ek maliyet sorunu da ortadan kalkacak. Ortak kullanım tesisi sayesinde hammadde tedariki ve ürün pazarlama konusunda ortak hareket edebilme gücü sağlanacak. Bununla birlikte, tesiste sürekli danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin verilecek olması, işletmelerin üretim yöntemleri geliştirmesine, tasarım çeşitliliğine, kurumsallaşmaya, markalaşmaya, üretimin kalitesinin yükselmesine ve istihdamın artmasına önemli katkılar sağlayacak.

Mobilya Sektöründe Ürün Çeşitliliği %25-30 Oranında Artacak

Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte, ürün çeşitliliğine olanak vermeyen mevcut üretim koşulları değişerek daha hızlı ve etkin hale gelecek, bölgede mobilya sektörünün gelişimi de ivme kazanacak. Kurulacak tesiste temel mobilya tasarımları bilgisayar destekli çizimlere dönüştürülecek. Bu sayede elle yapılan çizimler bilgisayar ortamına taşınarak kalite standartlarının korunması sağlanacak. Hayata geçirilecek Proje ile farklı renk seçenekleri ve tasarımlar üzerinde oynama yapılarak ürün çeşitliliği yüzde 25-30 civarında artırılacak.

Tüm işletmelere eşitlik prensibiyle hareket edecek ortak kullanım tesisinde, 'herkese aynı fiyat' politikası uygulanacak. Böylece haksız rekabet ortadan kalkarken, belirlenecek rotasyon sayesinde tesis kullanımında tüm işletmelere eşit fırsat sağlanacak.


Samsun'da Türkiye'nin 3. büyük metal ölçüm ve analiz laboratuvarına 8,3 milyon avro yatırım

(23 Haziran 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Samsun Uluslararası Akredite Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı Projesi yaklaşık 8,3 milyon avro yatırımla hayata geçiriliyor. Proje ile KOBİ'ler laboratuvardan aldıkları sertifikayla ürünlerini yurtiçi ve yurtdışı pazarlara daha düşük maliyetle pazarlayarak rekabette avantaj elde edecekler.

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın, metal sektöründe sürdürülebilir büyümeyi sağlamak adına işletmelerin ihtiyaç duyduğu laboratuvarı kurmak amacıyla başta üniversiteler olmak üzere, çeşitli kamu kurum ve kuruluşların katılımıyla geliştirdiği Samsun Uluslararası Akredite Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı Projesi, Rekabetçi Sektörler Programı tarafından yaklaşık 8,3 milyon avro yatırımla destekleniyor.

Proje kapsamında kurulacak olan uluslararası laboratuvarda, malzemelerin kimyasal ve mekanik analizleri, testleri ve gerekli ölçümleri yapılacak, belli konularda kalibrasyona gidilebilecek. Akredite edilecek laboratuvar iç pazardaki metal ürünlerin kalite ve standartlarını belirleyerek ihraç edilmelerine kolaylık sağlayacak. Metal ve makina sektöründe üretim ve ihracat yapan KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu 1000'e yakın analiz, ölçüm ve teste yanıt verecek olan laboratuvarın yanı sıra Proje kapsamında, işletmelere Ar-Ge destek hizmeti ve eğitim de verilecek.

Daha Düşük Maliyetle Pazarlama Avantajı

Özellikle kalibrasyon alanında Gebze ve Ankara'dan sonra 3. büyük laboratuvar olma özelliği taşıyacak laboratuvarda ateş ölçerden benzin pompasına, su ve elektrik sayaçlarından tansiyon aletlerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yapılacak. Mobil cihazlarla, MR gibi taşınamayacak cihazların ölçümleri yerinde yapılırken, laboratuvarda toz, nem, titreşim veya ısı, basınç, elektrik, hız ve kuvvet kalibrasyonları da yapılabilecek.

Sektörde faaliyet gösteren KOBİ'ler uluslararası akredite laboratuvardan aldıkları sertifika ile yurtiçi ve yurtdışına ürünleri daha düşük maliyetle pazarlayabilecekler. Kanıtlanmış kalite ve standartlarla KOBİ'lerin rekabet gücü ve verimlilikleri artacak, yeni ve ileri teknolojilerle üretim gerçekleştirebilecekler. Bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak olan laboratuvarın, dış pazarlardaki işletmelere de hizmet vermesi planlanıyor.


Türkiye'nin bal üretimi Ordu ile atağa kalkıyor

(7 Hazitan 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan Ordu Arım Balım Peteğim Projesi, bal üreticilerine 10 milyon Avro yatırım yaparak dünya bal ihracatında 

Türkiye'yi ilk sıralara taşımayı hedefliyor.

 

Türkiye yıllık 94 bin ton bal üretimiyle Çin'in ardından dünyanın ikinci büyük bal üreticisi. Ancak Türkiye açısından önemli bir ekonomik ürün olan bal, ülkenin potansiyel kapasitesine ve uluslararası standartlara uygun olarak üretilemiyor. Dünya bal ihracatında 18'inci sırada bulunan Türkiye, kovan başına düşen bal üretimi verimliliğinde de alt sıralarda yer alıyor.

Türkiye'de başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere arıcılığa uygun birçok bölge, uygun iklim ve bitki örtüsü, başka ülkelerde olmayan arı çeşitliliği ve arı türleri bulunuyor. Özellikle gelir seviyesi düşük orman köylüsü veya ormana yakın kırsal bölgelerde yaşayan kesimler için sürdürülebilir bir geçim kaynağı olduğu da göz önüne alındığında, arıcılık sektörünün istihdam bakımından önemi daha da artıyor ve arıcılık sektörü verimli bir ekonomik kazanç alanı oluşturuyor.

Bal Üreticisine 10 Milyon Avro Yatırım

 

Avrupa Birliği ve Türkiye eş finansmanı ile desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı-Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından sunulan Arım Balım Peteğim Projesi, Türkiye'nin bal üretiminin üçte birini sağlayan Ordu'da hayata geçiriliyor.

Proje kapsamında Ordu'da bal üretimi, depolama ve pazarlama için yenilikçi bir yaklaşımla teknolojinin ağırlıklı olarak kullanılacağı büyük bir tesis kuruluyor. İnşaatı tamamlanmış olan tesisin, gerekli makine ve donanımlar tedarik edilerek 2017 yılı ortalarında kullanıma açılması planlanıyor. Tesisten Karadenizli bal üreticilerinin yanı sıra ülke genelinde tüm sektör temsilcileri de yararlanabilecek.

Bal Üretimine AR-GE ve Kalite Belgesi Geliyor

 

Ordu Arım Balım Peteğim Projesi kapsamında uluslararası akreditasyona sahip Test ve Analiz Laboratuvarları kuruluyor. Test ve analiz sonuçlarına göre hijyen ve kalite standartlarını sağlayan bal ve bal ürünleri için uluslararası geçerliliği olan kalite belgesi verilecek. Bununla birlikte, kalitesi tescillenmiş ürünlerin yurtiçi ve yurtdışındaki piyasalara pazarlanması ve pazar paylarının artırılması için strateji geliştirme çalışmaları da yapılacak.

Diğer yandan, bölgenin bal üreticileri için AR-GE çalışmaları başlatılıyor. Proje kapsamında kurulan işleme ve analiz merkezi aracılığıyla üretim teknikleri, bal analiz metotları, ürün çeşitlendirmesi ve kovan başına bal verimliliğinin artırılması gibi konularda AR-GE çalışmaları yürütülecek.

İşleme, Ambalajlama ve Depolama Tesisi Kuruluyor

 

Rekabetçi Sektörler Programı'nın Ordu Arım Balım Peteğim Projesi'nde, arı ürünleri çeşitlendiriliyor ve tüketim taleplerine uygun farklı paketlemelerin yapılması sağlanıyor. Bu sayede ihracatın uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi ve yerli balın küresel pazar payının artırılması hedefleniyor.

Karadeniz coğrafyasında bal üretiminin yapıldığı geniş bir coğrafyayı kapsayan Ordu Arım Balım Peteğim Projesi için altı ilde danışma ve temas noktaları da kuruluyor. Giresun, Rize, Trabzon, Sinop, Samsun ve Ordu'da kurulacak temas noktaları sayesinde, KOBİ'ler sorularına hızla yanıt alabilecek ve kendi imkanlarıyla sağlayamayacakları fırsatlara kolaylıkla ulaşabilecek. 


Gaziantep Teknopark'ın teknolojik altyapısı Rekabetçi Sektörler Programı ile gelişiyor

(6 Haziran 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Gaziantep Teknopark'ın Ar-Ge ve teknoloji altyapısı 8 milyon Avro yatırımla desteklendi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teknolojiyi iyi kullanan, inovasyon kapasitesi güçlü KOBİ'lerin yaratılması, desteklenmesi ve sayılarının artması için teknolojiye dayalı girişimciliği ve Ar-Ge'yi destekliyor. Bu kapsamda 2007 yılında kurulan Gaziantep Teknopark, kentin Ar-Ge'ye ilişkin potansiyeline önemli katkı sağlıyor. Ancak Gaziantep Teknopark'ın daha etkin olması, girişimcilerin Ar-Ge ve teknolojiye ilişkin farkındalıklarının ve ilgilerinin artması, çok daha gelişmiş fiziki bir altyapının varlığını zorunlu kılıyor.

Bu doğrultuda Gaziantep Teknopark'ın altyapısının geliştirilmesi ve kapasitesinin artırılması için Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında 8 milyon Avro yatırım yapıldı. Haziran 2016'da tamamlanan Gaziantep Teknoparkı'nın Ar-Ge ve Altyapısının Güçlendirilmesi  Projesi ile 8 büyük laboratuvar, eğitim amaçlı 220 kişilik modern konferans merkezi ve 33 ofis alanı ile Gaziantep Teknopark'ın fiziki altyapısı genişletilirken, kapasite arttırmaya yönelik olarak Teknoloji Transfer Ofisinin kuruldu..

Teknoloji Transfer Ofisi İle Kapasite Artırılıyor

Gaziantep Teknopark bünyesinde yenilikçi girişimciler, KOBİ'ler ve üniversiteler arasında köprü oluşturulması amacıyla kurulan Teknoloji Transfer Ofisiyle nano teknoloji, mekatronik, sağlık ve tarım başta olmak üzere çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilere eğitim verilmesi amaçlanıyor. Projede ayrıca akredite nano teknoloji ve mekanik prototiplerin deneylerinin yapılacağı ortak kullanımlı laboratuvarlar yer alıyor. Projenin hedef grubunu, Ar-Ge ve bilişim sektöründeki işletmelerin yanı sıra Gaziantep Teknopark içinde yer alabilecek işletme sahipleri oluşturuyor.

Proje kapsamında KOBİ'lerin mevcut Ar-Ge altyapısının belirlenmesi için 300 işletmeyle anket gerçekleştirildi. Anket çalışması doğrultusunda proje süresince 700 işletme 40'ı aşkın eğitimden yararlandı. KOBİ'lere birebir danışmanlık hizmeti de veren olan Teknoloji Transfer Ofisi, fikri mülkiyet hakkı, hibe başvurusu, iş planı, iş geliştirme gibi pek çok konuda yol gösterecek. Ofis, Ar-Ge ve inovasyon kültürünü teşvik ederek KOBİ'lerin büyümesi, akademisyen ve öğrencilerin girişimci yönlerinin desteklenmesinin yanı sıra finansal, teknik ve mesleki eğitimler açısından çeşitli destek mekanizmalarını da devreye sokacak. Proje kapsamında teknoparklar için hazırlanan el kitabının da Teknoloji Geliştirme Bölgelerine yol haritası olması bekleniyor.

Gaziantep Teknopark hakkında daha detaylı bilgi için:
www.gaziantepteknopark.com.tr


Mobilya sektörünün kalbi Kayseri, MOBİTEK Projesi ile 2023 vizyonunu hayata geçiriyor

(25 Mayıs 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleştirilen "Mobilya Üretim Altyapısını Güçlendirme Projesi" (MOBİTEK), yaklaşık 9,5 milyon Avro yatırımla hayata geçiriliyor. Proje ile panel mobilya üretiminde öne çıkan Kayseri'nin, katma değeri yüksek bir alan olan masif mobilya üretiminde uluslararası rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. 

Mobilya sektörü özellikle son 15 yılda en hızlı büyüyen sektörlerin başında geliyor. Sektörde ulusal ve uluslararası markalara ev sahipliği yapan Kayseri, yurtiçi üretiminin yüzde 40'tan fazlasını, ihraç edilen mobilyaların ise yüzde 35'ini üretiyor. Ancak kapasitelerini panel mobilya üretiminde değerlendiren Kayserili KOBİ'ler, masif mobilya üretimine zahmetli ve pahalı olması sebebiyle, ayrıca ciddi yatırım gerektirdiği için giremiyorlar. Talep yüksek olmasına rağmen sınırlı sayıda işletme masif mobilya üretiyor. İşletmelerin sermayeleri yeterli olsa da ayakta kalabilmek için pazarlama ve dış ticaret başta olmak üzere çeşitli eğitim ve desteklere ihtiyaç duyuyorlar.

Masif mobilya üretimi için daha gelişmiş makine parkı, kalite standardizasyonu ve yoğun emek gerekiyor. Gelişmiş makine parkı yetersizliği nedeniyle KOBİ'lerin rekabet gücü düşüyor, hatta pek çok küçük ölçekli işletme için rekabet olanaksız hale geliyor.

Rekabetçi Sektörler Programından KOBİ'lere Tam Destek

Küresel rekabette Kayseri mobilya sektörünün yeni bir atılım gerçekleştirmesi için Orta Anadolu Kalkınma Birliği öncülüğünde hazırlanan "Mobilya Üretim Altyapısını Güçlendirme Projesi" (MOBİTEK), Erciyes Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, Mobilyacılar Odası ve Kocasinan Belediyesi proje ortaklığıyla Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde hayata geçiriliyor.

KOBİ'lerin üretkenliği, verimliliği, pazarlama kabiliyeti ve ürün geliştirme kapasitesini artırmayı hedefleyen Proje, Kayseri'de mobilyacılık sektörünün farklı alanlarında çalışan 1500'ü aşkın KOBİ'nin uluslararası rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Projenin Kayseri mobilya sektörünün 2023 küresel hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacağı belirtiliyor.

Ortak Kullanım Tesisi İle Düşük Maliyetli Seri Üretim

Proje kapsamında oluşturulan ortak kullanım tesisi, KOBİ'lerin iki temel ihtiyacı olan fiziksel ve kurumsal altyapıya çözüm üretecek. Üretime destek verecek olan MOBİTEK kapsamında kurulan tesiste, büyük mobilya şirketlerindeki gibi makine parkı yer alacak. KOBİ'ler, masif mobilya üretimi için gerekli olan her türlü teknolojik yeniliğe sahip makinelerden faydalanabilecek.

MOBİTEK Projesi sayesinde hammaddeyi işleyerek yarı işlenmiş masif ağaçtan yapılmış mobilya üretiminde büyük kolaylık sağlanacak. Son ürün KOBİ'lerin kendi üretim birimlerinden çıkacak. Kapasiteleri zaman içinde artan KOBİ'ler daha fazla istihdam da yaratabilecek.

Proje iş geliştirme süreçlerine de önemli katkı sağlayacak. Ortak kullanım tesisinde KOBİ'lere pazarlama ve dış ticaret eğitimleri verilecek. MOBİTEK bünyesinde yer alan sosyal, teknik, üretim, depolama, bilişim ve iletişim teknolojileri gibi birimlerde, KOBİ'lerin kurumsal altyapısının gelişmesi ve sürdürülebilirliğine de destek sağlanacak. 


Türkiye'nin ilk lisanslı fındık deposu ve spot borsası Giresun'da kuruluyor

(25 Mayıs 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleştirilen Giresun Lisanslı Fındık Deposu ve Spot Borsa Kurulması Projesi yaklaşık

9,5 milyon Avro yatırımla hayata geçiriliyor. Lisanslı depo ve spot borsayla üreticilere ve fındığı işleyen KOBİ'lere uluslararası rekabette büyük avantaj ve yüksek katma değer sağlanması hedefleniyor.

Giresun Ticaret Odası tarafından bilimsel çalışma sonuçları dikkate alınarak hazırlanan ve Rekabetçi Sektörler Programına sunulan Giresun Lisanslı Fındık Deposu ve Spot Borsa Kurulması Projesi ile Türkiye ilk lisanslı fındık deposuna kavuşuyor.

Fındık Sektöründe Yeni Bir Dönem Başlıyor

Proje, özellikle arz fazlasının olduğu yıllarda fındığın uluslararası standartlarda depolanması, alım ve satımın belli kurallar çerçevesinde yapılması, alıcıların fındığın kalitesinden emin olmaları gibi konulara çözüm geliştirerek, fındık sektöründe yeni bir dönem başlatıyor. Yerli ve Avrupalı çikolata üreticilerinin ilk tercihi olan Giresun fındığı, Proje kapsamında inşa edilen azot gazlı çelik depolarda acılaşmadan ve aflatoksin oluşmadan ilk günkü tazeliğinde stoklanabilecek. Projede yer alan 17 bin ton kapasiteli 24 çelik silodan en az 160 KOBİ'nin faydalanması planlanıyor.

Projede yer alan Akredite Kalite Kontrol Laboratuvarlarında fındığın randıman, rutubet, gizli çürük, küf ve elek analizleri yapılabiliyor. Spot Borsada ise alım ve satım işlemleri elektronik ürün senediyle bilgisayar ortamında barkodlamayla yapılarak fiyat hareketleri ve endeksler seanslarda izlenebiliyor. Bununla birlikte, kabuklu fındığın paketleme, temizleme, tartma, örnek alma ve teslim işlemlerinin gerçekleşeceği alanları içeren ek tesislerin de proje kapsamında faaliyete geçirilmesi hedefleniyor. Ayrıca KOBİ'lere lisanslı depo ve spot borsa hakkında seminer ve eğitimler verilmesi, çeşitli tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Fındık Borsasında elektronik satış platformunun oluşturulması, sisteme uzaktan dâhil olanların da alım yapmalarına olanak sağlıyor. Fındık fiyatları istikrarını korurken, sistem dâhilinde borsada işlem görmek üzere kalitesi saptanmış olan fındık depoya teslim alınacak. Üreticilere kaliteyi ve miktarı belirten bir ürün senedi verilecek. Ürün senedi başka teminata gerek kalmadan bankadan uygun şartlarda kredi kullanılmasına da olanak sağlayacak. Bu sayede fındık yoğun bir şekilde piyasaya girmediği dönemlerde fiyat düşüşü yaşanmayacak. Bununla birlikte, fındığın korunduğu depolarda doğal afetler, hırsızlık ve kalite kaybına karşı üreticinin sigortası da olacak.

Üreticiler de Kobiler de Kazançlı

Gerek üreticiler gerekse KOBİ'ler için büyük avantaj sağlayan Proje ile fındığın alım ve satımı kolaylaşacak ve tüm işlemler kayıt altına alınacak. Üreticiler ürünün kalitesine göre kazanç sağlarken, geniş pazar imkânına kavuşacaklar. Ayrıca mahsullerini uluslararası standartlara sahip, güvenli ve sigortalı depolarda saklama imkânına ulaşacaklar. KOBİ'ler ise talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki fındığı elektronik ortamda mekân sınırlaması olmadan temin edebilecek. Depolama ve nakliye masraflarını en aza düşüren Proje, kaliteli üretimi de teşvik edecek.


Rekabetçi Sektörler Programı tarımın sanayi ile buluştuğu alanları destekliyor

(9 Mayıs 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı, Türkiye'de bölgesel farklılıkların dengelenmesi için tarımın sanayi ile buluştuğu alanlarda faaliyet gösteren KOBİ'lerin de rekabet gücünü artırıyor ve sosyo-ekonomik kalkınmaya önemli katkılar sağlıyor. Program kapsamında  tarıma dayalı sanayileşme konusunda, yaklaşık 70 milyon Avroluk yatırım gerçekleştiriliyor..

Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında tarımsal sanayinin geliştirilmesi, tarım ürünlerinin saklanması ve pazarlanması gibi sektör ihtiyaçlarına yönelik desteklerle bölgelerin potansiyeli değerlendirerek rekabet güçleri artırılıyor, üreticilere ve tarım ürünlerini işleyen KOBİ'lere katma değer sağlanıyor.

Rekabet Gücünü Artırıyor

Projeler arasında yer alan Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi, 10 milyon Avro yatırımla çay sektörünün rekabet gücünü, verimliliğini, kalitesini artırmak ve dünya pazarlarına açmak için yeni ürünler geliştirerek bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Türkiye'yi dünya bal ihracatında ilk sıralara taşımayı ve bal sertifikasyonu aracılığıyla ürün kalitesinin korunması, ürünün hakettiği değerini bulması ve aynı zamanda tüketicinin kaliteli bal tüketmesini sağlamayı hedefleyen Ordu Arım Balım Peteğim Projesi de 10 milyon Avro yatırımla hayata geçiriliyor.

Türkiye'nin önemli tarım ürünleri arasında yer alan fındığın sağlıklı koşullarda bozulmadan uzun süre saklanması ve alım satımı kolaylaştırarak üreticilerin ve KOBİ'lerin küresel rekabet gücünü artırmak hedefiyle hayata geçirilen Giresun Fındık Lisanslı Depo ve Spot Borsa Kurulması Projesine 9,5 milyon Avro yatırım yapılıyor. 10 milyon Avro yatırımla gerçekleştirilen Şanlıurfa Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo Kurulması Projesi ise pamuğun sağlıklı ve sigortalı şekilde depolanması, pamuk ürün senetleriyle kolay kredi temin edilmesi ve pamuğun en iyi fiyattan pazarlanabilmesine imkân sağlayarak bölgenin rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Üretimin Altyapısını Güçlendiriyor

Bu projelerin yanı sıra tarıma dayalı sanayiyi güçlendirerek bölgelerde rekabet gücünü artırmak için Program kapsamında Maraş Biberi Kümelenme Projesi 2,6 milyon Avro, Fıstık İşleme Sektörü Ortak Sanayi Altyapısı 8 milyon Avro, Pamuk Lifi Üretiminde Bölgesel Sınai İşbirliği 6 milyon Avro, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Özellikli Gıda Kümelerinin Etkinleştirilmesi Projesi 3,8 milyon Avro, Şanlıurfa Hububat Lisanslı Depo Projesi için ise 9,4 milyon Avroluk yatırım gerçekleştiriliyor. Yatırım büyüklüğü itibariyle Rekabetçi Sektörler Programı dâhilinde tarıma katma değer sağlanması amacıyla projelere 70 milyon Avro kaynak yaratılıyor.

Tarım ürünlerinin sanayileşmesi ve ticarileşmesi amacıyla bölgelerin ihtiyacına yönelik çeşitli projelerin hayata geçiriliyor. Böylelikle tarım ürünlerinin gerektiği şekilde depolanması için altyapının oluşturulması, kurulacak borsalarla en iyi fiyattan satışların yapılabilmesi ya da kurulacak olan analiz laboratuvarları, araştırma ve uygulama merkezleri ile ürün kalitesinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, ürünlerde daha iyi kalite ve daha geniş çeşitlilikle pazara sunum avantajlarının yakalanması gibi katkılar sağlanarak bölgelerin rekabet gücü artırılıyor. Projelerin hayata geçirilmesine paralel olarak bölgelerdeki istihdamın artmasına da ciddi katkı sağlanıyor. 


Rekabetçi Sektörler Programı ile Avrupa Birliği geleceğine yatırım yapıyor

(22 Nisan 2016)

Avrupa Birliği - Türkiye mali işbirliğini değerlendiren Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber Haber, AB'ye Katılım Öncesi Mali Yardım Aracının (IPA), AB'nin genişleme sürecindeki ülkelerdereformları finansal ve teknik açıdan destekleme şekli olduğunu kaydedediyor. Hansjörg Haber, IPA fonlarının, Komisyonun Genişleme Stratejisi ve yıllık ilerleme raporlarının bulguları doğrultusunda, katılım süreci boyunca ülkelerin kapasitelerini artırmayı amaçladığını, bu sayede kademeli olarak olumlu gelişmeler sağladığını ifade ediyor.

2007- 2013 döneminde AB'ye Katılım Öncesi Mali Yardım Aracının (IPA I) yaklaşık olarak 11.5 milyar avroluk bütçeye sahip olduğunu belirten Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber, 2014-2020 dönemi için 11.7 milyar Avroluk bütçeye sahip olan IPA II'nin ise önceden elde edilmiş olan sonuçları daha ileriye götürmeyi amaçladığını söylüyor. AB katılım öncesi fonlarının hem genişleme sürecindeki ülkelerde hem de AB'nin kendi geleceğine yapılan güçlü bir yatırım olduğunu kaydeden Hansjörg Haber, bu fonların faydalanıcılara siyasi ve ekonomik reformları gerçekleştirme sürecinde destek olarak AB üyeliğine eşlik eden hak ve yükümlülüklere hazırladığını belirtiyor. Hansjörg Haber, söz konusu reformların aday ülke vatandaşlarına daha iyi imkânlar sağlaması ve AB vatandaşlarının sahip olduğunu standartlarla eşit standartların geliştirilmesine yol açmasının beklendiğini ifade ediyor. IPA 2014-2020 çerçevesinde AB tarafından Türkiye için ayrılan tutarın 4 milyar 453.9 milyon avro olduğunu söyleyen Hansjörg Haber, IPA'dan yararlanan diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye'nin en fazla fon alan ülke olduğunu belirtiyor.

Rekabetçi Sektörler Programı Başarıyla İlerliyor

Türkiye'de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında ülke genelinde halen 58 proje yer aldığını, bunların IPA I altında AB tarafından sağlanan toplam bütçesinin 433 milyon avro olduğunu kaydeden Hansjörg Haber, IPA II dönemi için programa bugüne kadar AB tarafından 344 milyon avro fon aktarıldığını ifade ediyor.

Programın uyum politikası olarak da bilinen AB bölgesel politikasına uygun olarak hazırlandığını söyleyen Hansjörg Haber, bölgeler düzeyinde ekonomik refahın artırılması ve bölgesel farklılıkların azaltılmasının amaçlandığını belirtiyor. Hansjörg Haber, Programın oluşturulduğu günden bu yana Türkiye'de gelişmiş ve daha az gelişmiş bölgeler arasındaki farklılıkları azaltmayı hedeflediğini dile getiriyor. Bu bölgelerde Program kapsamında ticaret iklimini geliştiren, sanayi altyapısı, inovasyon, Ar-Ge ve turizm altyapısıyla ilgili projelerin finanse edildiğini kaydeden Hansjörg Haber, Programın ayrıca KOBİ'lerin kapasitelerinin geliştirilmesini amaçladığını, bu çerçevede KOBİ'lere danışmanlık hizmeti sunan ya da sektörel işbirliğini geliştiren projeleri de desteklediğini söylüyor.

Hibe Değil Gelişim Desteği

Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen projeler hakkında ise Hansjörg Haber şunları söylüyor: "Proje yapısı bakımından Rekabetçi Sektörler Programı, yalnızca sınırlı sayıda işletmenin doğrudan hibe alabildiği geleneksel hibe programlarından farklıdır. Rekabetçi Sektörler Programı, işletmeleri birlikte çalışmaya ve ticaret altyapısını paylaşmaya teşvik ediyor. Böylece her bölgede seçilen bir sektörde ortak kullanım ya da ortak üretim tesislerine destek veriyor."

IPA II kapsamında Rekabetçi Sektörler Programıyla başlıca üç alandaki faaliyetlere destek verileceğini söyleyen Hansjörg Haber, bunlardan ilkinin üretim sanayinin rekabet gücünün artmasına önem vererek ulusal ekonominin toplam faktör verimliliğinin artırılması için "özel sektör gelişimi" olduğunu ifade ediyor. İkinci alanın kamu-özel sektör ortaklıkları ile sanayi faaliyetlerinin ve KOBİ'lerin inovasyon yönetim kapasitelerinin artırılmasına yönelik "bilim, teknoloji ve inovasyon" olduğunu söyleyen Hansjörg Haber, üçüncü alanın ise ilgili müktesebatın uygulanması amacıyla "kurumsal kapasitenin geliştirilmesi" olduğunu belirtiyor.


Gümüşhane'yi yerel ürünleriyle kalkındıracak İŞGEM kuruluyor, Gümüşhane Kurulacak İŞGEM Projesi ile Atağa Geçiyor

(20 Nisan 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleştirilen Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Projesi yaklaşık 8 milyon Avro yatırımla hayata geçiriliyor. Bölgesel girişimciliğin artırılması ve desteklemesinde önemli bir rol oynayacak olan Projenin bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Gümüşhane'nin kalkınması için büyük bir potansiyel barındıran geleneksel ürünlerin seri imalatına geçilmesi ve yeni ihracat pazarlarına odaklanarak yerel KOBİ'lerin rekabet güçlerinin artırılması amacıyla Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) kuruluyor. Gümüşhane Belediyesi, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası, Gümüşhane İl Özel İdaresi, Gümüşhane Köylere Hizmet Götürme Birliği, Kelkit Belediyesi ve Gümüşhane Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin ortaklığında Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından Rekabetçi Sektörler Programına sunulan Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Projesi ile yöresel ürün üretiminde iş geliştirmek isteyenlere eşit girişim, iş ve gelir olanağı sağlanması hedefleniyor.

İşletmelerin Yüzde 25'i Kadınlara ve Genç Girişimcilere Tahsis Edilecek

Kurulacak İŞGEM'de 20 girişimciye yer verilecek. İşletmeler şeffaf, adil ve rekabete dayalı bir süreç içinde seçilecek. İşletmelerin yüzde 25'i kadın ve genç girişimciler için tahsis edilecek. Girişimcilerin iş planları profesyonel danışmanlık hizmeti sunan uzmanlar tarafından yeniden tasarlanacak ve ihracat odaklı iş planları oluşturulacak. İŞGEM için bir iş planı ve işletim kılavuzu hazırlanacak ve İŞGEM'in kurumsal kapasitesi artırılacak.

Proje bünyesinde işletmelerin ortak kullanımına açık, köme ve pestil ürünleri için pilot üretim ve paketleme ünitesi ile eğitim salonu da oluşturulacak. Paketleme ünitesi ile ürünlerin daha sağlıklı saklanması ve raf ömürlerinin uzaması sağlanırken, bu imkana sahip olmayan girişimciler kendi markalarını oluşturarak iç ve dış piyasaya mallarını daha rahat pazarlayabilecek.

KOBİ'lerin rekabet güçleri eğitimler ve uzun dönemli danışmanlık hizmetleriyle de artırılacak. Güçlü ve tam donanımlı bir altyapı ile KOBİ'lere destek sağlayacak olan Gümüşhane Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi Projesinin, bölgesel girişimciliğin artırılması ve desteklenmesinde öncü rol oynaması bekleniyor.


Şanlıurfa'da tarih canlanıyor, turizm atağa geçiyor

(11 Nisan 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleştirilen Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi, yaklaşık 10 milyon Avro yatırımla hayata geçiriliyor. Kentin tarihi alanları, sokakları ve binalarında iyileştirmeler yapılması, çevre düzenlemesiyle birlikte mevcut binalara işlevsellik kazandırılması ve Göbeklitepe Ören Yeri'ni UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil etmek için koruma çalışmalarını kapsayan Projenin başlangıç toplantısı 5 Nisan tarihinde Şanlıurfa'da gerçekleştirildi.

Dünya turizmde 6'ncı sırada bulunan Türkiye, her yıl yabancı turist sayısını istikrarlı bir şekilde artırarak önemli başarılara imza atıyor. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin turizm potansiyelinden yeterli derecede yararlandığını göstermiyor. 2015 Dünya Ekonomik Forumu'nun Seyahat ve Turizm Rekabet Endeksi'ne göre Türkiye, 141 ülke arasında 44'üncü sırada yer alıyor. 

Türkiye'nin sahip olduğu benzersiz tarihi, kültürel ve doğal değerler göz önüne alındığında Türkiye'nin çok daha üst sıralarda yer alması gerekiyor. Bunun için ülkede turizmin 12 aya yayılması ve turizmin çeşitlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bu hedef doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programının sağladığı desteklerle yürütülen projeler, bölgelerin turizm potansiyellerinin değerlendirilmesine imkan yaratıyor.

Bu projelerden biri Şanlıurfa'da turizmi canlandırmayı hedefleyen Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi. Projenin başlangıç toplantısı 5 Nisan tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı yetkilileri, projeyi sunan Karacadağ Kalkınma Ajansı, müteahhit firma ve müşavir firma konsorsiyumu yetkililerinin katılımıyla Şanlıurfa'da gerçekleşti.

Şanlıurfa'da Turizmi Canlandıran Proje

Şanlıurfa'da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi kapsamında yaklaşık 10 milyon Avro yatırımla Urfa'nın turizm potansiyeli güçlendirilerek bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje ile tarihi mekanlarda iyileştirme ve koruma çalışmalarının yanı sıra Şanlıurfa için sürdürülebilir bir turizm modeli geliştirilerek çeşitli tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve turizmde hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.

Proje kapsamında öncelikle kentin tarihi alanlarında iyileştirmeler yapılacak. Bu çerçevede Urfa'nın tarihi sokak, cadde ve meydanlardaki sokak aydınlatmaları ve sokak mobilyaları kentin tarihi dokusuna uygun olarak düzenlenecek, tarihi binalarda cephe iyileştirmeleri ve çevre düzenlemeleri yapılarak mevcut binalara işlevsellik kazandırılacak. Projenin en önemli ayağında ise Göbeklitepe Ören Yeri arkeolojik kazı alanının üst örtüsünün yapılması ve UNESCO Dünya Kültür Mirası ana listesine dahil edilmesi çalışmaları bulunuyor. 


Türkiye'nin en büyük Lisanslı Pamuk Deposu ve Pamuk Borsası Şanlıurfa'da kuruluyor

(30 Mart 2016)

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği mali işbirliği ile finanse edilen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleştirilen Şanlıurfa Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo Projesi yaklaşık 10 milyon Avro yatırımla hayata geçiriliyor. Proje, pamuğun uygun koşullarda depolanmasını sağlamanın yanı sıra ürün senetleri sayesinde çiftçilere ve KOBİ'lere kolay kredi temin etme imkanı yaratarak bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.

Tekstilden gıdaya, film malzemesi yapımından hayvancılık sektörüne kadar 50'den fazla sanayi kolunun en önemli hammaddesi olan pamuk, dünyanın her yerinde yetişmediği için 'beyaz altın' olarak da anılıyor. Ekolojik yapısı nedeniyle bu üretim alanında şanslı ülkelerin başında gelen Türkiye; Çin, Amerika, Hindistan, Pakistan ve Özbekistan ile birlikte dünya pamuk üretiminin yaklaşık %75'ini gerçekleştiriyor.

Türkiye'de pamuk üretiminin %42'si ise Şanlıurfa'da yapılıyor. Bu büyük üretim, GAP çiftçilerinin ve pamuk hammaddesini işleyen KOBİ'lerin en önemli gelir kaynağını oluşturuyor. Orta vadede Şanlıurfa'daki sulanabilir arazilerin artacak olması ise pamuk ekim alanlarının genişlemesiyle birlikte bölgenin refah seviyesinin yükselmesi beklentisini doğuruyor. Ancak bu beklentinin gerçeğe dönüşebilmesi için bölgede yetiştirilen pamuğun diğer illerle rekabet edebilecek seviyeye yükseltilmesi gerekiyor.

Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo Geliri ve Rekabeti Artıracak

İyi kalitede ve bol miktarda üretilen pamuğun Şanlıurfa'yı gerek çiftçiler gerekse KOBİ'ler açısından rekabet edebilirlik konusunda öne geçirmesi gerekirken bu avantaj sağlıklı bir altyapı olmadığı için doğru değerlendirilemiyor. Talebi tüm yıla yayılan pamuk ancak kısa hasat döneminde elden çıkarılmaya çalışılıyor ve uygun koşullarda depolama olanakları olmadığı için ürün diğer illere gönderiliyor. Elde edilecek katma değer düşerken, nakliyede sorunlar yaşanıyor, maliyetler artıyor ve ürün kalitesinde kayıplar yaşanması nedeniyle kaynaklar boşa harcanıyor.

Bu sorunu çözüme kavuşturmak için Şanlıurfa Ticaret Borsası tarafından Rekabetçi Sektörler Programına sunulan Şanlıurfa Pamuk Borsası ve Lisanslı Depo Projesi, bölgede pamuğu üreten çiftçilere ve işleyen KOBİ'lere sağlıklı bir altyapı hazırlayarak pamuktan elde edilen geliri ve rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Ürün Senetleriyle Kalite ve Verimlilik Kaybına Son

Proje kapsamında yaklaşık 25 bin ton lif pamuk kapasiteli, ortak kullanımlı Türkiye'nin en büyük lisanslı pamuk deposu kuruluyor. Daha kaliteli ve verimli üretim için tesiste ayrıca analiz ve değerlendirme laboratuvarları, çiftçi eğitim hizmetleri ve alım-satım müzayede salonları da yer alıyor.

Proje sayesinde çiftçiler ürettikleri pamuğu güvenli, sağlıklı ve sigortalı şekilde depolarken, alacakları pamuk ürün senetleri sayesinde kolay kredi temin edebilecekler. Pamuk satışı tüm yıla yayılacağı için çiftçiler ürünlerini en iyi fiyattan pazarlayabilecek, modern laboratuvar koşullarında ürünlerinin standartları belirlenip tescilleneceği için çok sayıda alıcının getirdiği rekabetten de yararlanacaklar.

KOBİ'ler ise başta işletme, depo inşa etme maliyetlerinden kurtulmanın yanı sıra, sağlıklı depolama yoluyla talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki lif pamuğu güvenli bir şekilde kısa zamanda tedarik edecekler. Ürün senetleriyle fiyat dalgalanmalarından korunan KOBİ'ler, tıpkı üreticiler gibi kolay kredi temin edebilecek.

Ürün senetleri ayrıca pamuk ticaretinin kayıt altına alınmasına, daha kaliteli üretimin teşvikine ve depolama zayiatının en aza indirilerek milli ekonomiye katkının yükseltilmesine de zemin oluşturacak.


Türkiye'nin ilk bölgesel girişim sermayesi fonu 43 ile destek sağlayacak

(28 Mart 2016)

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde Avrupa Yatırım Fonu ile birlikte Türkiye'nin ilk bölgesel girişim sermayesi olan G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu Projesi geliştirildi. G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu kapsamında yatırımların en az yüzde 50'sinin GAP Bölgesine, diğer yüzde 50'sinin ise  kişi başına düşen gelirin ulusal ortalamanın yüzde 75'in altına düştüğü bölgelere yapılması amaçlanıyor. Bu sayede 43 ildeki girişimcilerin G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu ile desteklenmesi hedefleniyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti mali işbirliği çerçevesinde finanse edilen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Türkiye'nin ilk bölgesel risk sermayesi fonu olan G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu oluşturuldu. G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu, Anadolu'da küçük ölçekli işletmelerin finansal destek araçlarına daha kolay ulaşmalarını sağlamayı hedefliyor.

43 İlde Başarılı Girişimcilere Destek

Rekabetçi Sektörler Programına Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından sunulan G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu Projesi, Türkiye'nin gelişmekte olan bölgelerinde faaliyet gösteren şirketlerin finansmana erişiminde geleneksel banka kredilerinden farklı bir kaynak sağlayarak, özellikle iyi bir fikre sahip olan, gelişmek, yeni teknoloji geliştirmek isteyen ve büyüme potansiyeli olan KOBİ'lerin gerekli sermayeye ulaşmaları açısından büyük bir önem taşıyor.

İstanbul Risk Sermayesi Girişimi tarafından da desteklenen ve Avrupa Yatırım Fonu'nun tecrübesi ile hayata geçirilen G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu Projesi ile yatırımın en az yüzde 50'sinin GAP Bölgesine, diğer yüzde 50'sinin de  kişi başına düşen gelirin ulusal ortalamanın yüzde 75'in altına düştüğü bölgelere yapılması amaçlanıyor. Böylece Rekabetçi Sektörler Programının hedef bölgesinde yer alan 43 ildeki başarılı girişimciler bu amaçla kurulan G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonu ile destekleniyor.

Firmalara Destek Nasıl Sağlanıyor?

Rekabetçi Sektörler Programı adına Projeyi yöneten Avrupa Yatırım Fonu, bunun için Proje fonunun KOBİ'lere aktarılmasını ‘finansal aracılar' üzerinden sağlıyor. G43 Anadolu Girişim Sermayesi Fonunun kurulması ve yönetilmesi için bağımsız bir fon yöneticisi yetkilendirilmiş bulunuyor. The Abraaj Group tarafından bağımsız olarak yönetilen 20 milyon Avroluk fonun bölgede 5 ila 6 işletmeye yatırım yapması bekleniyor. Fon yatırımlarından faydalanacak firmaların "çalışan sayısının 250'den az ve cirosu 50 milyon Avro'dan düşük" veya "bilanço büyüklüğü 43 milyon Avro'dan düşük olması" bekleniyor.

Bu yatırımların hayata geçmesi ise bölge ekonomisinin kalkınmasına katkı anlamına geliyor. Proje çerçevesinde fon yöneticileri KOBİ'lere sadece sermaye sağlamakla kalmayacak, aktif ortak olarak yatırım yaptıkları işletmelerin rekabet ortamında daha çok büyüyebilmeleri için daha profesyonel yönetim süreçleri kazanmalarından uluslararası iş bağlantılarına kadar geniş bir yelpazede değer yaratacaklar.


Üreten Anadolu'dan kareler Rekabetçi Sektörler fotoğraf sergisinde

(25 Mart 2016)

Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında bugüne değin 900 milyon Avro kaynakla desteklenen KOBİ'lerin yaşadığı büyük değişim Rekabetçi Sektörler Fotoğraf Sergisi'nde gözler önüne seriliyor. Özyeğin Üniversitesi ve İTÜ Arı Teknokent'te ziyaretçileriyle buluşacak olan sergide, ekonominin bel kemiğini oluşturan KOBİ'lere ihtiyaç duyduğu desteğin sunulmasıyla yaşanan değişime tanıklık ediliyor.

Bayburtlu taş ustalarından Hataylı mobilya üreticilerine, Mardin'in kültürel zenginliğinden Kars mimarisine, Giresun'un fındığından Ordu'nun balına kadar onlarca projeye 900 milyon Avro kaynak sağlayan Rekabetçi Sektörler Programı'ndan yararlanan Anadolu girişimcilerinin birbirinden renkli görüntüleri, fotoğraf sanatçısı Çağrı Öner'in objektifinden sergi salonlarına ulaşıyor.

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti mali işbirliği çerçevesinde finanse edilen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında hayata geçirilen projelerden derlenen görüntülerden oluşan Rekabetçi Sektörler Fotoğraf Sergisi sanatseverlerle buluşuyor. Sergi Özyeğin Üniversitesi'nde 28 Mart - 8 Nisan, İTÜ Arı Teknokent'te 11-26 Nisan tarihleri  arasında ziyarete açık olacak.

Programının yürütüldüğü illerde çekilen fotoğraflarla bölgelerin ekonomisinde önemli bir yere sahip olan sektörlere sağlanan teknolojik altyapı, yenilikçi yöntemlerle üretim, Ar-Ge ve kapasite geliştirme fırsatı yerinde görüntülendi. Sergide, ekonominin bel kemiğini oluşturan KOBİ'lere ihtiyaç duyduğu desteğin sunulmasıyla yaşanan değişime tanıklık ediliyor. Fotoğraf çekimleri, bu değişimle iç ve dış pazarlarda rekabet potansiyelini artırarak daha güçlü bir konuma gelmesi hedeflenen işletmelerin çalışma sahalarında 2014-2015 yılları arasında gerçekleştirildi.


Bayburt'un doğal taş rezervini değerlendiren proje

(23 Şubat 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan Bayburt Doğal Taş Projesi, 9.3 milyon Avro yatırımla bölgede faaliyet gösteren doğal taş ocağı ve atölye işletmelerinin rekabet ve pazarlama güçlerini artırmayı, işletmelerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha fazla yer almalarına destek olarak bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Bayburt dünyanın en önemli doğal taş rezervlerini barındırması sebebiyle ekonomik açıdan büyük bir değere ev sahipliği yapıyor. Yumuşak yapısı sayesinde kolay işlenebilen, ses ve ısı yalıtımına uygun 200 milyon metreküp doğal taş rezervi bulunan Bayburt, dünyanın bu açıdan sayılı rezerv bölgeleri arasında yer alıyor.

Bayburt'ta bulunan çeşitli nitelikteki doğal taşların başında tüf olarak bilinen yumuşak taşlar ile mermer, granit ve traverten geliyor. Bayburt Taşı olarak tanınan ve özellikle inşaat sektöründe kullanılan Bayburt tüf ve tüfitleri ise kent ekonomisinde büyük bir öneme sahip. Ancak Bayburt taşı, piyasaya sürülmeden önce üretim sırasında yüzde 60'a yakın fire veriyor. Bu büyük sermaye kaybının önüne geçebilmek için, teknolojik altyapıya ve kalifiye elemana sahip, verimliliği yüksek doğal taş işletmelerine ihtiyaç duyuluyor.

Verimli ve Teknolojik Üretimle Artan Rekabet Gücü

Bayburt'un dev doğal taş rezervinden çok daha verimli bir şekilde yararlanmak ve bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla Bayburt İl Özel İdaresi, Bayburt Belediyesi, Bayburt Ticaret ve Sanayi Odası, Bayburt Ziraat Odası, Bayburt 21 Şubat Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ve Bayburt Mermerciler Derneği ortaklığıyla gerçekleştirilen Bayburt Doğal Taş Üretim ve Pazarlama Merkezi Projesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Rekabetçi Sektörler Programından yararlanarak 9.3 milyon Avro yatırımla bölgede faaliyet gösteren doğal taş ocağı ve atölye işletmelerinin ortak kullanımına sunularak rekabet ve pazarlama güçlerini artırmayı, işletmelerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha fazla yer almalarına destek olarak bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Bölgede doğal taş arama ve işleme ruhsatı almış 412 taş ocağı bulunuyor. Proje kapsamında bu işletmelere yönelik oluşturulacak 7.500 metrekare kapalı alana sahip merkezdeki ileri teknoloji ürünü makineler, bölgede doğal taş üretimi yapan işletmelerin ortak kullanımına sunuluyor. Bununla birlikte, taş ocağı işletmelerinin önemli bir ihtiyacı olan fizibilite aşamasında kullanılan ekipmanlar da bu yeni merkezde yer alıyor. Bayburt Doğal Taş Üretim ve Pazarlama Merkezi Projesinin diğer ayağını ise işletmelerin pazarlama ve idari yapılarının iyileştirilmesine yönelik eğitim ve kapasite geliştirme çalışmaları oluşturuyor. Profesyonel danışmanlar tarafından yürütülen çalışmalarla büyümek isteyen işletmelere daha rekabetçi olmaları yönünde gerekli sektörel destek sağlanıyor.


Rize çayını dünya pazarlarına açan proje

(23 Şubat 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi, yaklaşık 10 milyon Avro yatırımla çay sektörünün rekabet gücünü, verimliliğini, kalitesini artırmak ve dünya pazarlarına açmak için yeni ürünler geliştirerek bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Türkiye'de ve dünyada sudan sonra en sık tüketilen içecek olan çay, ekonomik değeri bakımdan Türkiye için önemli tarım ürünlerinin başında geliyor. Dünyadaki üretim büyüklüğüne bakıldığında Çin ilk sırada yer alırken, Türkiye 77 bin hektarlık alana yayılan çay üretimiyle beşinci sırada yer alıyor. Ancak üretimin büyük bölümü iç piyasaya sürülüyor. Ürün farklılaştırılması gerçekleştirilemediği için ihracat potansiyelinden yeterince faydalanılamıyor. Doğu Karadeniz bölgesinin kilit sektörü olan çaycılık, üretim kapasitesine kıyasla dünya pazarlarında olması gereken düzeyde yer almaması nedeniyle Türkiye ekonomisinin yanı sıra bölge ekonomisine de potansiyel katkıyı sağlamıyor.

Rize Çayı Dünya Pazarlarına Açılacak

Türk çayının dünya pazarında bilinirliğinin sağlanması ve daha çok talep edilmesi için çay sektörünün rekabet gücü ve kalitesinin artırılması, bu yönde sürdürülebilirliğin sağlanması ve sektördeki aktörler arasında işbirliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerekiyor. Bu kriterler doğrultusunda önemli bir proje geliştiren Rize Ticaret ve Sanayi Odası, Rize Ticaret Borsası ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Rekabetçi Sektörler Programından yararlanmak amacıyla Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesini sundu. 

Proje kapsamında çay ve çay ürünlerinin kalite ve kontrolünü daha sağlıklı bir şekilde yapmak ve ürün geliştirme faaliyetlerine katkı sağlamak için kurulacak çay işleme ve paketleme tesisleri, tüm KOBİ'lerin kullanımına açık olacak. Ayrıca Rize Ticaret ve Sanayi Odası ve Rize Ticaret Borsası, çay işleme sırasında oluşacak atıkların değenlendirilmesi için bir Geri Dönüşüm Tesisi kuracaklar. Böylelikle bu kıymetli ürünün atığı dahi her yönüyle değerlendirilecek. Rekabetçi Sektörler Programında yer alan ve 10 milyon Avro yatırımla desteklenen Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi, KOBİ'lere Ar-Ge ve inovasyon konularında destek de sağlayacak.

Siyah ve yeşil çay gibi farklı çay çeşitlerinin üretileceği tesisin uygulamalı Ar-Ge Bölümünde, iki adet pilot çay üretim hattı, çay paketleme ünitesi ve çay analiz ve Ar-Ge laboratuvarı, Eğitim ve Danışmanlık Bölümünde ise, Kalite Kontrol ve İyileştirme Birimi, Pazarlama ve Dış Ticaret birimi ve çay kütüphanesi yer alıyor.

Rize Çayı Tescilleniyor

Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi, yeni teknoloji ve araştırma yöntemlerinin uygulanmasıyla özellikle kalite ve ürün standartları bakımından KOBİ̇'lerin rekabet güçlerini artırmayı ve üretim maliyetlerini düşürürken verimliliği yükseltmeyi hedefliyor. Kurulacak araştırma merkezi sayesinde KOBİ'ler yeni üretim teknikleriyle ürettikleri çayları piyasaya sunma imkanına kavuşurken, paketleme sistemine sahip olmayan çay üreticileri de merkezin çay paketleme tesisinden yararlanabilecek.

Proje kapsamında ayrıca Rize çayının markalaşması için yurtiçi ve yurtdışına tanıtımlar yapılacak, KOBİ'lere pazara giriş aşamasında destek olmak için danışmanlık ve eğitim hizmetleri de verilecek.

Dünya Pazarları İçin Yeni Ürünler, Yeni Tatlar

Kurulacak olan merkezde yapılacak araştırmalarla dünya pazarlarında tüketicilerin talep ettiği farklı çay çeşitleri de belirlenecek. Talepler doğrultusunda yüksek teknoloji üretim teknikleri ile çayın ürün çeşitliliği artırılacak ve Türk çayının yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda daha geniş paya sahip olmasının önü açılacak.


Antakya klasik mobilya üretimine ivme kazandıran proje

(22 Şubat 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan Antakya Mobilyacılığını Geliştirme Projesi, 7.3 milyon Avro yatırımla mobilya üreticisi KOBİ'lere markalaşma, tasarım ve AR-GE imkanı sağlayarak bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Türkiye'de mobilyacılık sektörü diğer sektörlere göre çok daha eski bir geçmişe sahip olması nedeniyle devamlılık gösteren sektörlerin başında geliyor. Ancak dünya sıralamasında 16. olan Türkiye, mobilya ihracatı yapan ülkeler arasında 21.sırada yer alıyor.

Hatay el yapımı klasik mobilyacılık ise yüzyıllardır bölgede önemli bir yere sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Halihazırda 6.000 çalışanıyla 1.500 mobilya üreticisi KOBİ'nin ürettiği el yapımı mobilyalar Türkiye ve komşu ülkelerde büyük rağbet görüyor. Ancak Hatay mobilyacılık sektörü markalaşma, tasarım ve AR-GE yatırımı olmak üzere üç temel sorunla karşı karşıya bulunuyor.

Markalaştırma Projesi

Gelecek 10 yıl içinde  dünya mobilya üreticileri arasında Türkiye'nin ilk 10 ülke içinde yer alması hedefi doğrultusunda Antakya Ticaret Odası, bölgede KOBİ ağırlıklı sürdürülen mobilyacılık sektörünün üretim kalitesi ve kapasitesini geliştirmek, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak, yeni tasarımlar geliştirmek ve markalaşmak amacıyla Rekabetçi Sektörler Programından yararlanarak önemli bir projeye imza attı.

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Antakya Belediyesi, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, Antakya Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve Antakya Marangozlar ve Hızarcılar Odası ortaklığında hayata geçirilen "Antakya Mobilyacılığının Geliştirilmesi Projesi (Hand Made in Hatay), Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği'nin ortak finanse ettiği 7.3 milyon Avro yatırımla gerçekleştiriliyor.

Tüm KOBİ'lere Açık Ortak Üretim Tesisi

Proje kapsamında kurulan ortak mobilya üretim tesisi, ileri teknoloji makine ve üretim ekipmanları ile el yapımı mobilya üreticilerine üretim hizmeti sunarak onlara üretimlerini geliştirme ve bunun yanı sıra teknik ve idari alanlarda  eğitim alma fırsatı sunuyor. Tesisin hayata geçmesiyle birlikte, bölgedeki KOBİ'lerin kaliteli üretim standardını yakalayarak rekabet güçlerini artırmaları hedefleniyor.

Ortak mobilya üretim tesisinde kurulacak Eğitim Merkezi ise KOBİ'lerin kurumsal ve işlevsel kapasitelerini geliştirmek için eğitim ve danışmanlık hizmetleri verecek. Bölgedeki mobilya üreticisi KOBİ'lerin markalaşmaları için faaliyet gösterecek Eğitim Merkezi'nde ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilerek KOBİ'lerin iş hacimlerinin artırılmasına katkı sağlanması da hedefleniyor. Proje ile Hatay'ın özellikle el yapımı mobilya konusunda Türkiye'de ve yurtdışında ön plana çıkması planlanıyor.

Yeni İş Firsatları Doğacak

Rekabetçi Sektörler Programında yer alan Proje kapsamında Hatay halkına yeni istihdam olanakları sağlanması ve bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına ivme kazandırılması hedefleniyor. Kurulacak ortak üretim tesisi sayesinde bölgede mobilya sektörünün iş hacminin genişletilmesinin yanı sıra tedarik ve nakliye gibi ilgili sektörlerin ticari faaliyetlerinde de artış olması amaçlanıyor. Tesis hizmet vermeye başladığında, mobilya üreten bölge KOBİ'leri, nakliyeciler, ihracatçılar ve orman tabanlı sanayi sektörü gibi birçok sektörde yer alan işletmeler için yeni iş fırsatlarının doğması bekleniyor.


İŞGEM Projesi için Uluslararası İnkübasyon Konferansı

(22 Şubat 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan İŞGEM Projesi kapsamında düzenlenen Uluslararası İnkübasyon Konferansı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, KOSGEB Başkanı, Recep Biçer ve AB-Türkiye Delegasyonu Müsteşarı François Begeot'nun katılımıyla 22 Şubat tarihinde Radisson Blue Hotel'de gerçekleştirildi.

AB-Türkiye mali işbirliğinde yürütülen Rekabetçi Sektörler Programında yer alan "Seçili Yörelerde Üç Yeni İŞGEM Kurulması ve Türkiye'de İŞGEM'ler Arasında Bir Ağ Oluşturulması Projesi" ya da kısa adıyla İŞGEM Projesi kapsamında Uluslararası İnkübasyon Konferansı düzenlendi. 

Rekabetçi Sektörler Programında yer alan İŞGEM Projesi, Kastamonu, Tokat ve Malatya illerinde işletme kuluçkası (İŞGEM) kurulması ve Türkiye'deki tüm kuluçka merkezleri arasında bir ağ oluşturulmasını hedefliyor. İŞGEM'ler, yeni kurulan işletmelerin inovasyon ve büyüme kapasitelerini geliştirmek üzere işletmelere bir dizi destek ve hizmet sunan yapılar olarak faaliyet gösterecek. İŞGEM Projesi KOSGEB tarafından yürütülüyor.

Konferansta, başarılı inkübasyon için yasal çerçeve, ulusal ve bölgesel iyi uygulama örnekleri, sosyal girişimcilik inkübasyonu ve Türkiye'de mevcut durum ve hedefler konu başlıkları olarak ele alındı. Avrupa Komisyonu Girişimler Genel Müdürlüğü, EBN Innovation Network temsilcileri ile İtalya, Afrika, Singapur ve Amerika örneklerinin de yer aldığı konferansta, inkübasyon alanında önde gelen uzmanlar tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Konferansa inkübasyon sürecinde yer alan tüm aktörler katıldı.

İŞGEM Projesinin birinci safhasında Kastamonu, Tokat ve Malatya illerindeki İŞGEM'lerin bina inşaatları tamamlanmış bulunuyor. Projenin ikinci safhasında ise Teknik Yardım Bileşeni kapsamında, girişimcilerin işletme kurma dönemlerinde ve işletmelerinin ilk yıllarında destek olma, işlerini kolaylaştırma, karşılaşacakları riskleri en aza indirme, kapasitelerini geliştirmeye yönelik hizmetler ve Türkiye'deki işletme kuluçkaları arasında network oluşturulması çalışmaları yürütülüyor.


AB-Türkiye desteği ile KOBİ'lere, üniversitelere ve araştırmacılara 52.5 milyon Avro'luk kaynak sağlanıyor

(16 Şubat 2016)

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Teknoloji Transferini Hızlandırma Fonu Projesi (TTH-Türkiye) gerçekleştiriliyor. Bu çerçevede Türkiye'nin inovasyon ve teknolojinin ticarileştirilmesi odaklı ilk risk sermayesi fonları 52.5 milyon Avro kaynak sağlıyor.

Yeni iş fikirlerine, inovatif araştırmalarına kaynak arayanlara Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB fonları ile kapı aralıyor. AB-Türkiye mali işbirliğinde yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yer alan TTH-Türkiye Projesi'nden yararlanacak kuruluşlara veya projelere 52.5 milyon Avro'luk kaynak dağıtılacak. Projenin tanıtımı 16 Şubat'ta Conrad İstanbul Bosphorus Hotel'de yapıldı. Türkiye'nin ilk teknoloji transfer fonları olan Diffusion Capital Partners & ACT Venture Capital'in tanıtıldığı toplantıda, fonların yatırım süreçleri ve hedefleri hakkında bilgi verilirken, Türkiye'de teknoloji transferi konusu masaya yatırıldı.

Toplantıda Avrupa Yatırım Fonu (EIF) Güney Doğu Avrupa ve AB'ye Komşu Ülkelerde İş Geliştirme Başkanı Ionnis Tsakiris, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları (TEYDEB) Başkanı Mehmet Aslan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu'ndan Virve Vimpari ve T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun'un açılış konuşmalarının ardından, Avrupa Yatırım Bankası Grubu Türkiye Temsilcisi Massimo d'Eufemia'nın moderatörlüğünde TTH-Türkiye Projesi'nin tanıtımı Avrupa Yatırım Fonu Kurumsal İş Geliştirme Müdürü Nitan Pathak, Diffusion Capital Partners Yönetici Ortağı Haluk Zontul, ACT Ventures Partners Yönetici Ortağı Okan Kara ve Proje danışmanlık hizmetlerini yürütecek TTGV - Bpifrance - VentureWell Konsorsiyumu Takım Liderleri Deniz Bayhan ve Heath Naquin'in katılımlarıyla paneller gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasında Avrupa Yatırım Bankası Grubu Türkiye Temsilcisi Massimo d'Efemia, Türkiye ile Avrupa Yatırım Bankası arasındaki ilişkinin 50 yıla ulaştığını, Avrupa Yatırım Fonu ile 2006'da yarım milyon Avro ile başlayan bir kortrgaranti projesinden bugün bir milyar avroya çıkan bir işbirliğine ulaşıldığını belirtti. TTH-Türkiye Projesi kapsamında Diffusion Capital Partners (DCP) ile ACT Venture Partners fonlarının belirlendiğini söyleyen d'Efemia, teknoloji transferi alanında iyi pazar uygulamalarını hayat geçiren bu kuruluşlar aracılığıyla yatırım fırsatlarının değerlendirileceğini, projeye teknik destek veren TTGV-Bpifrance-VentureWell Danışmanlık Hizmetleri Konsorsiyumu ile de uzun soluklu teknoloji ve inovasyon desteği sağlanacağını belirtti.

TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları (TEYDEB) Başkanı Mehmet Aslan, TTH-Türkiye projesini tanıtarak, proje kapsamında yenilikçi fikirlerin ve projelerin destekleneceğini, TÜBİTAK'ın ticari yönünün artırılacağını, yenilikçi girişime destek sağlanarak yeni başarı hikayelerinin ortaya çıkacağını kaydetti. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu'ndan Virve Vimpari, araştırmaların ticarileştirilmesi açısından Türkiye'nin önemli mesafeler kaydetmeye başladığını ifade ederek, ancak araştırma ve yatırım açısından yapılacak çok iş olduğunu, proje kapsamında çok fazla sayıda proje geliştiricisine, üniversiteye ve KOBİ'ye destek sağlanacağını, 2007-2020 dönemi kapsamında Türkiye'de Ar-Ge'ye 800 milyon Avro yatırım yapılacağını belirtti. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun ise açılış konuşmasında TTH-Türkiye Projesinin Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yürütüldüğünü ifade ederek, ancak sadece teknoloji konusunda destek sağlamadıklarını, başta Türkiye'nin görece az gelişmiş 43 şehri olmak üzere farklı sektörleri desteklediklerini, iş geliştirme merkezleri kurduklarını, sektörlere özel ortak kullanım alanları ve Ar-Ge merkezlerini hayata geçirdiklerini, kümelenme modelleri gerçekleştirdiklerini ve finansa erişim modellerinin yanı sıra turizm projelerine destek verdiklerini söyledi. Altun, bu kapsamda Rekabetçi Sektörler Programının biri çatı programı olduğunu vurguladı.

Panelde Avrupa Yatırım Fonu Kurumsal İş Geliştirme Müdürü Nitan Pathak, teknoloji transferi ve fikri mülkiyet konularında önemli çalışlamar yaptıklarını ifade ederek Avrupa Yatırım Fonu kapsamında start-up'lara çıkış noktasından itibaren destek verdiklerini, bir anlamda yaşam döngüsünün en başından destek sağladıklarını kaydetti. Doğrudan yatırım yapmadıklarını, aracılarını seçtiklerini ifade eden Pathak, aracılar yoluyla start-up'ları desteklediklerini, üniversitelerin bünyesinden doğan start-up'ların pazara girmesini sağladıklarını belirtti. Erken aşamada destek sağladıklarını dile getiren Pathak, lisans alınması ve girişimin piyasaya sürülmesine her aşamada destek sunduklarını söyledi.

Diffusion Capital Partners Yönetici Ortağı Haluk Zontul, rekabetçi olabilmek için katma değeri yüksek ürünler geliştirmek gerektiğini, bunun için araştırma ve geliştirmenin en önemli faktör olduğunu ifade ederek, son 10 yılda Türkiye'de gerek devlet teşvikleri gerekse üniversiteler ve özel sektör bünyesinde gelişen Ar-Ge çalışmalarının önemli bir düzeye yükseldiğini belirtti. Ancak eksik olan halkanın araştırmaların ticarileşerek piyasaya sürülmesi olduğunu söyleyen Zortul, TTH-Türkiye'nin bu alanda bir ilk olmasıyla büyük önem taşıdığını kaydetti. Erken aşamada risk sermayesine destek veren bir kuruluş olduklarını belirten Zortul, başlangıç yatırımında 50 bin Avrodan 5 milyon Avroya kadar destek sağladıklarını belirtti.

Projenin diğer bağımsız fon yöneticisi olan ACT Ventures Partners Yönetici Ortağı Okan Kara ise, farklı alanlarda uzmanlaşmış bir ekiple faaliyet gösterdiklerini ifade ederek, ACT'nin teknolojinin ticarileştirilmesi konusunda faaliyet göstermek üzere kurulduğunu kaydetti. Risk sermayesi  fonu olarak 25 milyon Avro hedeflerinin olduğunu söyleyen Kara, faaliyet süresi 2017 yılında dolacak TTH-Türkiye kapsamında 20-25 projeye destek vermeyi planladıklarını belirtti.

TTGV - Bpifrance - VentureWell Danışmanlık Hizmetleri Konsorsiyumu Takım Liderleri Deniz Bayhan, TTH-Türkiye'nin danışmanlık hizmetleri kapsamında teknoloji transfer ofislerinin kapasitelerinin geliştirilmesi, ofislerin bir üst düzeye yükseltilmesi, TÜBİTAK'ın kapasitesinin geliştirilerek yeni programlar kazandırılması, fonların yatırım portföylerine yeni yatırım önerilerinin sunulması faaliyetlerini yürüttüklerini belirterek, firmalara teknik destek ve yapılandırma doğrultusunda destek veren uzman bir ekiple çalıştıklarını ifade etti. Teknoloji transfer ofislerinin eşleştirilmesi kapsamında Avrupa'daki TTO'larla bilgi alışverişini sağladıklarını belirten Bayhan, bu doğrultuda kapsamlı ve yoğun bir eğitim programı düzenlediklerini söyledi.

TTGV - Bpifrance - VentureWell Danışmanlık Hizmetleri Konsorsiyumu Uzmanı Heath Naquin ise TTH-Türkiye Projesinin büyük bir proje olduğunu dile getirerek, yeni fikirlerin oluşturulmasına odaklandıklarını, üniversitelere odaklı bir ekiple çalıştıklarını belirtti. Teknoloji transfer ofislerine geniş kapsamlı hizmetler verdiklerini ifade eden Naquin, WentureWell olarak ABD'de çok geniş bir ağa sahip olduklarını, eşleştirme konusunda TTH-Türkiye Projesinde yer alan TTO'lara birçok bağlantı kurabileceklerini ifade etti.

Geniş Kapsamlı Destek

Avrupa Birliği-Türkiye finansmanı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Teknoloji Transferini Hızlandırma Fonu Projesi (TTH-Türkiye), yeni teknoloji projeleri ve yenilikçi fikirleri geliştirenlere ticari pazarlara açılma fırsatı sunuyor. Proje ile fikri mülkiyet temelli projelere, start-up'lara, üniversitelerin bilgi ve becerilerini ticarileştirmek amacıyla kurulan şirketlere (spin-off) ve KOBİ'lere öz sermaye ortaklığı karşılığında fikri mülkiyet varlıklarına yatırım amaçlanıyor.

Avrupa Birliği öncülüğünde Türkiye'de ilk kez bu ölçekte bir fonla desteklenecek olan akademisyenler, araştırmacılar, teknoloji üreticileri ve girişimciler, gerçekleştirecekleri çalışmalarına yatırım yapılması imkânına sahip olacaklar.

En Az 50 Yenilikçi Fikir Desteklenecek

Türkiye'de tekno-girişimciliği de yaygınlaştırmayı hedefleyen proje kapsamında oluşturulan fon ile en az 50 yenilikçi proje fikrine yatırım yapılabilecek. 2017'nin sonuna kadar devam edecek proje kapsamında alınacak bu yatırım kararları için konunun uzmanı EIF tarafından yürütülen fon yöneticisi seçimleri 2015 yılında tamamlandı. Seçilen Diffusion Capital Partners (DCP) ve Accelerating Commercialisation of Technology (ACT) Venture Partners adlı iki bağımsız fon yöneticisi, artık TTH-Türkiye (TTA-Turkey) Projesi altında desteklenerek aktif olarak yatırım fırsatları aramaya hali hazırda devam ediyor. 

TTO'lar İçin Kapasite Artırım Fırsatı Yaratacak

Proje kapsamında Türkiye'de bulunan teknoloji transferi ekosisteminin yapısı ve dinamikleri göz önünde bulundurularak Teknoloji Transfer Ofislerinin (TTO) teknik kapasitelerinin geliştirilmesi, TÜBİTAK'ın Ar-Ge ticarileştirme kapasitesinin ilerletilmesi ve TTH-Türkiye (TTA-Turkey) fonlarının uygun yatırım bulma süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu bağlamda Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı İktisadi İşletmesi (TTGV)'nin liderlik yaptığı, Bpifrance ve VentureWell konsorsiyumu danışmanlık hizmetleri sağlıyor. Risk sermayesi fonlarının yatırımlarını tamamlamasını müteakip elde edecekleri getiriler, TÜBİTAK tarafından tekrar teknoloji transferi amacıyla kullanılacak.


Büyüyen Anadolu'ya 1 milyar Avro ek kredi kolaylığı

(8 Ocak 2016)

AB-Türkiye ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programında yer alan Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları (BAKK) Projesi, 2011 yılından bugüne 43 ilde[1] yaklaşık 10.000 işletmeye 650 milyon Avro kredi kolaylığı sağladı. Proje ile toplamda 1 milyar Avrodan fazla kredi hacminin yaratılması hedefleniyor.

Türkiye'de bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kişi başına düşen milli geliri ülke ortalamasının %75'inden düşük olan 43 ilde faaliyet gösteren mikro işletme ve KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu finansmana erişim imkânlarını artırmaya yönelik bir girişim olan Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları (BAKK) Projesi, Rekabetçi Sektörler Programına Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından sunuldu.

BAKK Projesi, Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı adına alanında uzman kuruluş olan Avrupa Yatırım Fonu (EIF) tarafından yürütülüyor. Proje, Avrupa Yatırım Bankası'nın kredi desteği ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ile belirlenmiş aracı yerli bankaların işbirliği çerçevesinde uygulanıyor. Proje kapsamında 2011 yılından bu yana 43 ilde yaklaşık 10.000 mikro işletme ve KOBİ'ye 650 milyon Avro kredi kolaylığı sağlandı. Projenin sonunda ise toplamda 1 milyar Avrodan fazla kredi hacminin yaratılması hedefleniyor.

Mikro İşletmelere ve KOBİ'lere Avantajlı Kredi Kolaylığı

BAKK Projesi bir yandan ekonomik gelişmişliği sağlarken, diğer yandan da bölgeler arası gelişmişlik farkını gidermede etkin bir rol oynuyor. Sağlanan kredi desteği işletmelere doğrudan Avrupa Yatırım Bankası Grubu tarafından değil, proje sürecinde anlaşma sağlanan aracı bankalar tarafından ulaştırılıyor.

BAKK Projesi hem mikro işletmeleri hem de KOBİ'leri desteklemek üzere tasarlandı. Mikro işletmelere mikro krediler için KGF garanti sağlarken, Rekabetçi Sektörler Programı, EIF aracılığıyla KGF'ye 13,5 milyon Avro kontr-garanti desteği sağlıyor. Böylelikle bölgelerde faaliyet gösteren mikro işletmelerin, işletme ve yatırım sermayesi ihtiyaçları için yapacakları kredi başvurularına kolaylık sağlanıyor.

KOBİ'ler için ise Rekabetçi Sektörler Programından sağlanan ve EIF kanalıyla aracı bankalara ayrılan 40,5 milyon Avro garanti ile bölgelerde faaliyet gösteren KOBİ'lerin işletme ve yatırım sermayesi ihtiyaçları için yapacakları kredi başvurularına teminat sağlanıyor..

BAKK Projesi kapsamında bugüne kadar aracı bankalar yoluyla sağlanan kredilerle, aynı bankaların aynı dönemlerde sağladıkları KOBİ kredilerine kıyasla 8 ila 22 ay arasında  vade artırımı, Türk lirası kredi taleplerinde %1 ila %4 arasında faiz oranı indirimi ve Avro kredi taleplerinde %2'ye varan faiz indirimi sağlandı. Bununla birlikte, KGF kefalet ücreti de %0,5'e indirildi.

Hangi İşletmeler Yararlanabiliyor?

BAKK Projesinin kredi kolaylıklarından 10 kişiden az çalışanı ve yıllık 2 milyon Avrodan az cirosu olan mikro işletmeler ile 250 kişiden az çalışanı, yıllık 50 milyon Avrodan az cirosu veya toplam varlığı 43 milyon Avronun altında olan KOBİ'ler yararlanabiliyor.

BAKK Projesinin sunduğu imkanlardan yararlanmak isteyen mikro işletmeler ve/veya KOBİ'lerin bahsi geçen 43 ilde faaliyette bulunması veya kurulacak olması gerekiyor. Bununla birlikte, halen bu illerin dışında faaliyetlerini yürüten ancak hedef bölgede yatırım yapmak isteyen mikro işletme ve KOBİ'ler de BAKK'ın sunduğu fırsatlardan yararlanabiliyor.

BAKK'ın kredi kolaylıklarından yararlanmak isteyen mikro işletmeler, yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçları için KGF'nin anlaşmalı olduğu ve  bu garantiyi sağlayan bankalara başvurabiliyor. Mikro işletmeler için 25.000 Avroya kadar olan talepler değerlendirmeye alınıyor. KOBİ'ler de yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçları için BAKK Projesi kapsamında şu an için iki aracı bankaya başvurabiliyor. Bu alanda ise KOBİ'ler için işletme sermayesi olarak 500.000 Avroya, yatırım amaçlı olarak ise 1 milyon Avroya kadar olan talepler değerlendirmeye alınıyor.


[1] Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Yozgat, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Samsun, Tokat, Çorum, Amasya, Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane


Kış turizmine Erzurum, Erzincan ve Kars koridoru

(4 Ocak 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan "Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizmi Koridoru" projesi, 8 milyon 800 bin Avro yatırımla Türkiye'de turizmin 12 aya yayılması, çeşitlendirilmesi ve turizm sektöründe 'koridorlar' yaratarak potansiyeli yüksek bölgelerin turizmde rekabet edebilir konuma taşımayı hedefliyor.

Dünya turizmde 6'ncı sırada bulunan Türkiye, her yıl ziyaretçi sayısını istikrarlı şekilde artırarak önemli bir başarıya imza atıyor. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin turizm potansiyelden yeterli derecede yararlandığını göstermiyor. 2015 Dünya Ekonomik Forumu'nun Seyahat ve Turizm Rekabet Endeksi'ne göre Türkiye, 141 ülke arasında 44. sırada yer alıyor. Türkiye'nin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerler göz önüne alındığında, Türkiye'nin çok daha üst sıralara çıkması mümkün görülüyor. Bunun için ülkede turizmin 12 aya yayılması ve özellikle potansiyelin çok gerisinde kalan kış turizmin farklı bölgelerde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.

Turizme 'Koridorlar' Açılıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Türkiye Turizm Stratejisi 2023'' kapsamında, turizmde çeşitlilik sağlanması ve tüm yıla yayılması amacıyla, doğal ve kültürel değerlerin farklı turizm taleplerini karşılaması ve çeşitlendirilmesi için turizm sektöründe "koridorlar" oluşturulması yönünde çalışmalar yürütülüyor. Türkiye için yeni olan bu yaklaşım, turizm sektöründe giderek artan rekabete karşı bölgelerin turistlere sınırlı aktiviteler sunması yerine, belirlenen koridorlar içinde kalan tarihi eserler, mimari ve doğal güzellikler, spor ve yerel ürünler gibi çeşitli konulardan oluşan bir rota sunulması amaçlanıyor.

Bu koridorların biri, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği ortaklığında finanse edilen "Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizmi Koridoru" Projesi ile gündeme geliyor. Proje Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde uygulanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sunulan Proje ile yeni turizm girişimlerinin kurulması ve turizm sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Bilgilendirme Merkezleri Kuruluyor

Proje kapsamında Erzurum, Erzincan ve Kars'ta "Turizm Bilgilendirme Merkezleri" kurulacak. Merkezlerden tur operatörleri, seyahat acentaları, yatırımcı ve girişimciler kış turizmiyle ilgili bölgede gerçekleştirebilecekleri yatırımlar hakkında danışmanlık hizmeti alabilecek, turistlere ise halka ilişkiler hizmeti verilecek.

Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizm Koridoru projesi, bölgesel turizm sektörüne odaklı, sağlam bir ağa sahip, kurumsal düzenlemeleri yapılmış ve iyi organize olmuş bir altyapının kurulmasını öngörüyor. Valilikler, Belediyeler, Kalkınma Ajansları, altyapı birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili meslek birliklerinin destek verdikleri projeyle kış turizminin geliştirilmesi, pazarlama, tanıtım, markalama ve özendirme faaliyetlerinin gerçekleşmesi ve sonuç olarak turist sayısının artırılması amaçlanıyor. Proje sayesinde Erzurum, Erzincan ve Kars'ta yeni iş imkanlarının yaratılması, rekabet edebilirliğin artırılması ve ekonomik kalkınmaya destek sağlanması hedefleniyor.

İhtiyaçlara Göre Turizm Eylem Planı

Projenin bir diğer hedefini ise kış turizmi eylem planının ihtiyaçlara göre hazırlanması, pazarlama ve tanıtım stratejisinin belirlenmesi, bölgeye olan ilginin ve yatırımların artırılması oluşturuyor. Bu bağlamda, Erzurum Palandöken'de uluslararası bir kış turizmi kongresinin düzenlenmesi için çalışmalar yürütülüyor. Diğer yandan, üç kentte kış turizmi bölgelerinde fiziki altyapıların iyileştirilerek ve üstyapı inşaatlarının hayata geçirilerek ziyaretçilere daha iyi hizmet verilmesi sağlanacak.


Şanlıurfa'da tarım işletmeleri ve KOBİ'ler için yeni bir sayfa açılıyor

(4 Ocak 2016)

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan "Hububat Borsası ve Lisanslı Depo Projesi", bölgede hububat üreticilerine 9 milyon 500 bin Avroluk yatırım yaparak sanayi altyapısını iyileştirmeyi ve bölgedeki tarım işletmelerinin rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Son yıllarda tarım potansiyelini iki kat artıran Şanlıurfa, durum buğday, bulgur ve mercimek başta olmak üzere hububat üretiminde Türkiye'nin en önemli merkezlerinin başında geliyor. Bölgede hububat işleyen KOBİ'ler, şehrin bol ve kaliteli hububat merkezlerine yakın olmanın avantajını değerlendiriyor. Ancak bu avantaja rağmen, geleneksel ve yetersiz depolama şartları nedeniyle Şanlıurfa diğer şehirlerle rekabet etmekte zorlanıyor.

Üreticiler de KOBİ'ler de Şikayetçi

Şanlıurfa'daki paslanmaya dayanıklı çelik silo kapasitesi, potansiyel talebin çok altında kalıyor. Hububatı işleyen tarım işletmeleri ve KOBİ'lerin uygun şartlarda stok yapabilecekleri siloları olmadığı için arz-talep dengesi bozuluyor, verimlilik ve kalite düşüşü yaşanıyor.

Çiftlikler, hasadın hemen ardından ürünlerini satmaya, borçlarını kapamaya ve bir sonraki ekime hazırlanıyor. Oysa hasat dönemi tarım ürünlerindeki arz yığılması nedeniyle fiyat aralığının en düşük olduğu zaman olarak biliniyor. Ürünlerin gerçek fiyatını bulmadan elden çıkması nedeniyle arz talep dengesi bozuluyor. Bununla birlikte, ürünü işleyen KOBİ'ler tüm yıla dağılmadan ham hububatı tek seferde satın almak durumunda kalarak mali açıdan zorlanıyor. Satın alamadıkları dönemlerde ise yıl içinde ürün bulunamaması veya ürünün fahiş fiyatlardan satılması nedeniyle işletmeler ciddi sorunlar yaşıyor. Dolayısıyla sistem hem üreticilerin hem de işletmelerin aleyhine çalışıyor. Öte yandan, hububat ürünleri doğru koşullarda depolanmadığı için kalitede düşüş görülüyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, doğru şartlarda depolanmayan malın yüzde 10 verimlilik kaybına uğradığını ortaya koyuyor.

Çözüm Hububat Borsası ve Lisansli Depoculuk

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde yürütülen ve Şanlıurfa Ticaret Borsası tarafından sunulan "Hububat Borsası ve Lisanslı Depo Projesi", Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından 9 milyon 500 bin Avro yatırımla destekleniyor. Şanlıurfa'nın sanayi altyapısını iyileştirerek sağlıklı bir üretim-satış sistemi kurmayı amaçlayan proje, bölgedeki tarım işletmeleri ve KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Proje kapsamında 90 bin ton kapasiteli, ürün test ve analizlerinin yapılacağı laboratuvarlara sahip, modern tekniklerle donanmış bir hububat depolama tesisi kuruluyor. Depolama tesisi, Şanlıurfa'da buğday, bulgur, un ve mercimek işleyen KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu hammaddeyi yıl boyunca düzenli, güvenilir, kalite kontrollü bir şekilde elde etmelerini sağlayacak. Ayrıca 200'ün üzerinde tarım işletmesi ve KOBİ'ye lisanslı depoculukla ilgili seminerler düzenlenecek, eğitimler verilecek.

Ürün Senetleriyle Finans Sıkıntısı Bitecek

Proje kapsamında, üreticiler lisanslı depoya mahsullerini sağlıklı, sigortalı ve güvenli bir şekilde teslim edebilecek, teslimatın ardından kendilerine uluslararası geçerliliği olan ürün senetleri verilecek. İşletmeler, aldıkları ürün senetlerini teminat göstererek bankalardan kredi ve finansman sağlayabilecek, yatırım aracı olarak kullanılabilecek.

Şanlıurfa Hububat Borsası sayesinde ise üreticiler ürünlerini borsa aracılığıyla pazarlayarak daha kolay ve kalitesine göre fiyatlandırarak satabilecekler. Tarıma dayalı ticaret ve sanayi sektöründeki işletmeler de, ihtiyaç duydukları ürünler için depo inşa etme maliyetine girmeden, talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki ürünü güvenli yoldan temin edebilecek. Bununla birlikte, ürün senetleri tarım ürünleri ticaretinin kayıt altına alınmasına da zemin oluşturacak. Proje, üreticinin gelirini artıracak, kaliteli üretimi teşvik edecek ve depolamada zayiatı azaltarak milli ekonomiye de önemli katkı sağlayacak. 


Yeni girişimcilerin iş geliştirme merkezi Malatya İŞGEM 

(25 Kasım 2015)

AB-Türkiye ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programında yer alan "Seçili Yörelerde Üç Yeni İşgem Kurulması ve Türkiye'deki İŞGEM'ler Arasında Ağ Oluşturulması Projesi" kapsamında Malatya 2. OSB İş Geliştirme Merkezi (MİŞGEM) hizmete giriyor. MİŞGEM, kent genelinde yeni girişimleri cesaretlendirip kaynakları harekete geçirerek bölgenin kalkınmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

"Seçili Yörelerde Üç Yeni İşgem Kurulması ve Türkiye'deki İŞGEM'ler Arasında Ağ Oluşturulması Projesi" kapsamında Malatya 2. OSB İş Geliştirme Merkezi MİŞGEM 28 Kasım 2015 tarihinde hizmete giriyor. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası liderliğinde kurulan MİŞGEM, kentteki girişimciler için en iyi adres olmayı hedefliyor.

KOBİ Fidanlığı İŞGEM'ler

 

İŞGEM'ler "KOBİ fidanlığı" olarak yeni girişimcileri yetiştirme ve piyasaya alıştırma rolü üstlenen destek kurumları olarak tanımlanıyor. Bu doğrultuda Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında kurulan Malatya 2. OSB İŞGEM, yol göstermek, kiralık alan tahsis etmek, pazarlama dahil olmak üzere ortaya çıkan her türlü ihtiyaç için danışmanlık yapmak, eğitim programları düzenlemek ve iş planlarını hazırlamaya yardımcı olmak misyonuyla yeni girişimcilere geniş kapsamlı destekler sağlıyor.

MİŞGEM, Malatya 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde 8.215 m2 alan üzerinde 38 işlikten oluşan bir komplekse sahip bulunuyor. MİŞGEM kapsamında üç adet yatırım ve dış ticaret danışmanlığı, danışmanlık firması, kalibrasyon firması, çevre danışmanlık firması, kargo şubesi, hazır yemek firması, medikal imalat firması, bilgisayar, otomasyon ve bilişim firması, bitki yağı ve dekoratif mum firması, çocuk destek gıdaları ve bitki özü firması, kokulu taş ve dekoratif sabun firması, yapı kimyasalları laboratuvarı, torna ve freze firması, evcil hayvan maması imalat firması, kafeterya ve lokanta olmak üzere 17 firma yer alıyor.

Komplekste bulunan toplam 3.000 m2 işlik alanının 1.725 m2'si kiralanmış durumda. 38 işliğin 20'si aktif durumda bulunurken, MİŞGEM mevcut haliyle %57 doluluk oranıyla faaliyet gösteriyor. MİŞGEM bünyesindeki işlikler 27 ila 125 m2 arasında değişirken, merkezde işlikler için çeşitli büyüklerde 10 depo ve yeterli otopark alanı bulunuyor.

MİŞGEM'e Başvurular Sürüyor

 

MİŞGEM'e başvuran girişimciler, öncelikle ön iş planı olarak tanımlanabilecek bir başvuru formu düzenliyor. Başvurular MİŞGEM İcra Kurulunda değerlendiriliyor ve uygun görülen girişimciler için yer tahsisi yapılıyor.

Bununla birlikte, MİŞGEM'de yer alan girişimlere başvuru aşamasında verilebilecek destekler konusunda bilgi aktarılıyor. Görüşmeler sırasında ortaya çıkan eksiklikler doğrultusunda girişimcilere sunulacak destek ve eğitimler hakkında bilgilendirme yapılıyor. İş planlarının hazırlanmasında destek talebinde bulunan girişimcilere de MİŞGEM yardımcı oluyor.

www.misgem.com
info@misgem.com 


Rekabetçi Sektörler Programına katıl, rekabet et, büyü!

(16 Kasım 2015)

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından finanse edilen Rekabetçi Sektörler Programının 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni dönemi için 405 milyon Avro kaynak ayrıldı. Türkiye genelinde tüm bölgelerde uygulanacak Rekabetçi Sektörler Programında imalat sanayinde dönüşüm, Ar-Ge ve yenilikçilik ekseninde geliştirilecek projeler desteklenecek. 

Rekabetçi Sektörler Programı, Türkiye ve Avrupa Birliği mali işbirliği anlaşması çerçevesinde 2007 yılından bu yana, yaklaşık 550 milyon Avro bütçe ile yürütülüyor. Program kapsamında Hatay'dan Sinop'a, Mardin'den Yozgat'a 43 ilde işletmelerin altyapı ve teknoloji ihtiyaçlarını karşılayacak ortak kullanım atölyeleri ve üretim tesislerinin kurulması, yenilikçi teknolojilerle üretimin katma değerinin artırılması, finansa erişim ve turizm altyapısının geliştirilmesini sağlayan projelere mali kaynak aktarılıyor.

Programın, 2007-2013 yıllarını kapsayan ilk döneminde, kamu kurumları, yüzlerce KOBİ'yi temsil eden üst kuruluşlar olarak ticaret ve sanayi odaları, STK'lar, üniversiteler gibi kar amacı gütmeyen kurumlar, bölgelerinin ve temsil ettikleri işletmelerin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda geliştirdikleri projelerini Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde yer alan AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne sundu. Türkiye ve Avrupa Birliğinin ortak hedefleri arasında yer alan bölgesel kalkınma ve bölgeler arası ekonomik ve sosyal eşitliğe katkıda bulunacağı belirlenen 59 projeye 2017 sonuna kadar kullanılmak üzere 565 milyon Avro mali kaynak aktarıldı. AB-Türkiye mali işbirliğinin 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni döneminde ise 405 milyon Avro ek bütçeyle Türkiye'nin tüm bölgeleri Programın uygulama alanına dâhil edildi. İmalat sanayinde dönüşüm, AR-GE ve yenilikçilik ekseninde geliştirilecek projeler, Rekabetçi Sektörler Programı tarafından desteklenecek. 2016 yılı içinde destek için proje çağrısı yapılacak.

Projeler Başvuruları Bekliyor

 

Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında bazı projeler tamamlandı, bazı projeler uygulama aşamasında, bazı projeler ise 2016 yılında başlayacak. Halihazırda yürütülmekte olan ve/veya başlayacak projeler arasında Ordu Arım Balım Peteğim, Antakya Mobilyacılığını Geliştirme Projesi, Samsun Lojistik Köy Projesi, Mardin Sürdürülebilir Turizm Projesi, Rize Çay Araştırma Projesi, Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi Projesi, Maraş Biberi Kümelenme Projesi, Van İşgem Büyüyor Projesi, Bayburt Doğal Taş Projesi, Teknoloji Transferi Hızlandırma Fonu Projesi, Girişimci İşgücünü Çevreleyen Fırat Gökkuşağı (FIRASET) Projesi gibi bölge ekonomilerine katma değer üreten ve bölgeler arası ekonomik ve sosyal eşitliğe katkı sağlamayı amaçlayan büyük kapsamlı projeler bulunuyor.

Önümüzdeki dönemde de desteklerken yararlanmak isteyen kurum, kuruluş ve KOBİ'ler, program takvimine uygun olarak Rekabetçi Sektörler Programına net belirlenmiş hedefleri olan ve bu hedeflere ulaşmak için yapılacak eylemler ile kullanılacak bütçeyi belirten projeleriyle başvurabilecek. 

KOBİlere ve Girişimcilere Büyük Destek

 

Rekabetçi Sektörler Programı sayesinde Ar-Ge, teknik altyapı, dış ticaret, pazarlama ve işletme yönetimi, lojistik ve depolama gibi alanlarda desteğe ulaşan KOBİ'ler ve girişimciler rekabet güçlerini artırıyor. Bölgelerin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren Rekabetçi Sektörler Programı projeleri ile üretime katma değer sağlanıyor, işletmeler yeni pazarlara açılma imkanına sahip oluyor. Rekabetçi Sektörler Programı, KOBİ'lere doğrudan kredi ve yatırım desteği vererek ihtiyaç duyulan mali kaynakları da sağlıyor.

Rekabetçi Sektörler Programı, "Katıl, Rekabet Et, Büyü" sloganıyla Türkiye'nin gelişmekte olan bölgeleri başta olmak üzere ülke genelinde sanayi altyapısının geliştirilmesi, KOBİ'lerin desteklenmesi ve küresel pazarlarda rekabet güçlerinin artırılması, hizmet sektörünün ve yaratıcı endüstrilerin altyapılarının desteklenmesi, KOBİ'lerin finansmana erişiminin desteklenmesi, Ar-Ge ve yenilik altyapısının geliştirilmesi, Ar-Ge'nin üretime dönüştürülerek pazara sunulması, teknoloji transferinin teşvik edilmesi, sosyal yenilik projelerine destek verilmesi ve üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesi doğrultusunda çok yönlü destekler sunuyor. 


İşini ve teknolojisini geliştirmek isteyen KOBİ'lere Erciyes Teknopark desteği

(11 Kasım 2015)

Avrupa Birliği ve Türkiye ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programında yer alan Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi projesine 7.8 milyon Avro kaynak ayrıldı. Kayseri ve çevre illerdeki KOBİ'leri ve yenilikçi fikirleri olan genç girişimcileri destekleyen proje, son teknoloji ürünü ekipmana ev sahipliği yapıyor.

Bilgi teknolojilerinin hız kesmeden ilerlediği günümüz dünyasında işletmelerin bu hızı yakalayıp bilgi üretiminde geri kalmamaları ve kendilerini çağın gereklerine göre yenilemeleri için geliştirilen teknoloji parkları gün geçtikçe daha önem kazanıyor. Bu yönde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü, Kayseri ve bölge illere hizmet verecek Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezinin fiziksel altyapısının oluşturulmak üzere Erciyes ve Bozok Üniversiteleri ile ortak bir proje başlattı.

Kayseri Teknoloji Parkı İle Gelişiyor

 

Proje, AB ile Türkiye tarafından desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programından yaklaşık 7.8 milyon Avro fon desteği alarak, bölgedeki KOBİ'ler, Ar-Ge şirketleri ve girişimciler için önemli fırsatlar yaratıyor. Proje kapsamında yenilikçi stratejilerini çizen firma ve girişimciler, Erciyes Teknopark bünyesinde kurulan Bölgesel İnovasyon Merkezinden yararlanma imkanı buluyor, bu merkezde sunulan teknolojik ve idari altyapı desteğiyle de  gerek piyasaya kazandırdıkları yeni fikirlerini gerekse mevut iş ortamlarını geliştirme fırsatı yakalıyor. Teknoloji parkı bir çok yeni girişimciye, düşük maliyetli iş ortamı sunuyor.

Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ'lerin ve girişimcilerin, gerek iç gerekse dış piyasalarda rekabet gücünü artırmaya yönelik olarak tasarlanan Rekabetçi Sektörler Programı, Avrupa Birliği işbirliği ile 2007 yılından bu yana hayata geçiriliyor. Programın 2017-2013 yılları döneminde, bölgesel kalkınma ve bölgeler arası ekonomik ve sosyal eşitliğe katkıda bulunacağı belirlenen 59 projeye mali kaynak aktarıldı. AB-Türkiye mali işbirliğinin 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni döneminde ise Türkiye'nin tüm bölgeleri Rekabetçi Sektörler Programı'nın uygulama haritasına dahil edildi  ve desteklenecek projeler belirlendi. Önümüzdeki günlerde mali destek için proje çağrısı yapılacak.

İnovasyon Merkezi

 

Üç aşamada tamamlanacak olan Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi, 40 aylık bir zaman diliminde hayata geçiriliyor. Ağustos 2014 tarihi itibariyle ilk aşamada Erciyes Teknopark bünyesinde yer alacak İnovasyon Merkezinin inşaat çalışmaları tamamlandı. Bölge ekonomisinin ihtiyaçlarına doğrudan yanıt verebilmek üzere ikinci aşamada bir dizi araştırma çalışması tamamlandı. Bu çalışmalar aracılığıyla bölgede ihtiyaç duyulan iş gücü ve girişimcilik kapasitesi belirlendi. Bu ihtiyaca yanıt olabilecek  hedef grupların tespit edilerek detaylı bir paydaş analizi ve pazar araştırması gerçekleştirildi. Projenin üçüncü aşamasındaysa inovasyon merkezi içinde eğitim laboratuvarları ve ofisler için gerekli ekipman 2016 yılı ortasında tedarik edilecek.

Proje genç fikirlerin önünü açmayı da hedefliyor. Fikir aşamasındaki projelerin serpilip geliştirilmesi için Erciyes Teknopark projesinde yer alan "Sera" bölümünde, genç girişimcilere projelerini geliştirmek, tes etmek ve pazara sunmalarını sağlamak için  ihtiyaç duydukları destek veriliyor. Bakanlık yetkilileri, Erciyes Teknopark Bölgesel İnovasyon Merkezi'nin, son teknoloji ekipmanıyla kendini ve şirketini geliştirmek amaçlayan, hedefleri yüksek tüm girişimcilere ve KOBİ'lere kucak açtığına vurgu yapıyorlar. 


Doğunun AR-GE ve üretim merkezi Elazığ Fırat Teknokent

(11 Kasım 2015)

Avrupa Birliği ve Türkiye ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programında yer alan Elazığ Fırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi için yaklaşık 6.8 milyon Avro kaynak ayrıldı. Büyük başarı kazanan proje bugün yazılım, bilişim, elektronik, mekatronik, biyomalzeme, enerji ve enformasyon üzerine çalışan 50'ye yakın Ar-Ge firmasını barındıran bir teknoloji üssüne dönüşmüş durumda.

Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ'lerin ve girişimcilerin, gerek iç gerekse dış piyasalarda rekabet gücünü artırmaya yönelik olarak tasarlanan Rekabetçi Sektörler Programı, Avrupa Birliği işbirliği ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2007 yılından bu yana hayata geçiriliyor. Programın 2007-2013 yılları döneminde, bölgesel kalkınma ve bölgeler arası ekonomik ve sosyal eşitliğe katkıda bulunacağı belirlenen 59 projeye mali kaynak aktarıldı. AB-Türkiye mali işbirliğinin 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni döneminde ise Türkiye'nin tüm bölgeleri Rekabetçi Sektörler Programı'nın uygulama haritasına dahil edildi. Önümüzdeki günlerde mali destek için proje çağrısı yapılacak.

Teknolojide Bir Başarı Öyküsü

 

AB-Türkiye işbirliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programından destek alan projelerden biri de Girişimci İşgücünü Çevreleyen Fırat Gökkuşağı (FIRASET) Projesi. FIRASET, Fırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesinin, akademisyenler ve beş firmayla başlayan yolculuğuna kısa bir zaman diliminde ivme kazandırarak zirveye taşımayı başardı.

FIRASET Projesi kapsamında, Fırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi için 10.000 m2  kapalı alana sahip inşaat tamamlanarak tüm altyapılarıyla 2014'te faaliyete geçti. Proje çerçevesinde araştırmacılara ve girişimcilere yönelik birçok eğitim ve çalıştay sürekli olarak düzenleniyor.

Yaklaşık 6.8 milyon Avro fon desteği alan Elazığ Fırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi, yeni çalışma ortamları ve verilen teknik desteklerle bugün yazılım, bilişim, elektronik, mekatronik, biyomalzeme, enerji ve enformasyon üzerine çalışan 50'ye yakın Ar-Ge firmasına ev sahipliği yapan bir teknoloji üssüne dönüşmüş bulunuyor. Elazığ Fırat Teknokent'in, başlangıç yatırımı olan 400 bin liralık sermayesini, kısa sayılabilecek bir sürede gerçekleştirilen yatırımlarla 30 milyon TL değere ulaştırması kat edilen mesafeyi gözler önüne seriyor. 2016 yılı ilk çeyreğinde. Teknoloji Geliştirme Bölgesindeki Teknoloji Transfer Ofisi Araştırma Merkezi ve Kalibrasyon Laboratuvarına teknik ekipman alımı yapılarak sunulan hizmetlerin sayısı ve kalitesi artırılacak.

İcat Üstüne İcat

 

Elazığ Fırat Teknokent birbirinden ilginç projelere ve özel üretimlere ev sahipliği yapıyor. Sağlık sektöründe aile hekimleri yazılımı, hayvancılık sektörü için hayvan takip sistemi, coğrafi bilgi sistemleri yazılımı, internet üzerinden TV yayını yapan sistem, insan elinin ulaşamadığı, zorluk derecesi yüksek ve tehlikeli yerlerde boyama ya da kritik işlemleri yapabilen quadcopter, yeni dökülen betonun 2 saat içinde kalitesini ve mukavemetini ölçen cihaz, engelliler için sesli komutlarla hareket eden, telefon araması ve mesajlaşma gerçekleştirebilen internete erişim sağlayan tekerlekli sandalye, fizik tedavi hastalarına evlerinde egzersiz yaptıran ve yaptıkları hareketlerin doktorlar tarafından izlenmesine olanak sağlayan aygıt gibi gelecek vaat edilen birçok üretim Elazığ Fırat Teknokent bünyesinde geliştiriliyor.

Fırat Teknokent bünyesinde açılan Türk Patent Enstitüsü Bilgi ve Doküman Birimi ise firma sahipleri, akademisyenler ve girişimcilerin ürettiği ürün veya bilgiyle ilgili ihtiyaç duyabilecekleri marka, patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, coğrafi işaretler, entegre devre belgeleri gibi konularda uzman kişilerden bilgi alabilmelerine olanak sağlıyor. Bölgeler arası kalkınma farklılıklarını dengelemek ve bölge şehirlerinin teknolojik gelişimlerine ivme kazandırmak üzere önemli bir atılım olan Fırat Teknokent, yenilikçi girişimlere teknolojik destek vermek ve istihdama ciddi katkılar sağlamayı hedefliyor.